Turizmde yüksek fiyat ve düşük gelir tatil hakkını zorluyor
Hakkâri Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, TBMM’de turizmde artan fiyatlar, düşen alım gücü ve emekçilerin güvencesizliği üzerine konuştu: “Tatil artık lüks değil, imkânsız.”

DEM Parti Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, TBMM’de turizm sektöründe artan fiyatlar, düşen gelirler ve emekçilerin güvencesizliğine dikkat çekti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında söz alan DEM Parti Hakkâri Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, turizm sektörünün ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarına dikkat çekti.
Parlak, Kimlik Bildirme Kanunu’nda yapılan değişikliğin, konaklama tesislerinin kolluk kuvvetlerine müşteri bildirimiyle ilgili olduğunu hatırlatarak, bu düzenlemenin en çok turizm amaçlı tesisleri ilgilendirdiğini söyledi.
“Önümüzdeki dönemde birçok tesis, kolluk kuvvetlerine bildirecek müşteri bulamayacak çünkü tatile giden insan sayısı her yıl azalıyor.”
“Tatil artık lüks değil, imkânsız hale geldi”
Milletvekili Parlak, Türkiye’de yüksek enflasyon, düşük alım gücü ve pahalı hizmet fiyatları nedeniyle tatil yapmanın büyük bir kesim için neredeyse imkânsız hale geldiğini ifade etti.
“Vatandaşın gelirinin düşmesi, otel ve konaklama ücretlerinin artması, yeme içme hizmetlerinin pahalı olması insanları tatilden uzaklaştırıyor.” dedi.
“Artık insanlar sadece deniz tatiline değil, 1-2 gecelik hafta sonu gezisine bile gidemiyor. İç turizm bile durma noktasında.”
Parlak, turizmin dar gelirli vatandaşlar için erişilebilir olmaktan çıktığını belirterek, tatil hakkının sosyoekonomik bir lüks haline geldiğini vurguladı.
“Turizmin hikâyesi biraz da rantın hikâyesidir”
DEM Parti Milletvekili, Türkiye’de turizm politikalarının uzun süredir rant ve peşkeş odaklı bir anlayışla yürütüldüğünü söyledi.
“1900’lerden bu yana, turizme uygun olduğu düşünülen bütün kıyılar sermayeye açıldı. Bugün Edirne’den Hatay’a, Artvin’den Kırklareli’ne kadar tüm kıyı bölgeleri rantın pençesinde.”
Parlak, yalnızca kıyıların değil, Diyarbakır Sur, Mardin ve diğer tarihî kentlerde de “turizm” adı altında kentsel hafızanın geri dönülmez biçimde tahrip edildiğini belirtti.
“Turizm adıyla yürütülen projeler, halkın ortak mirasını değil, sermayenin çıkarını büyütüyor.”
Turizm emekçileri düşük ücretle, güvencesiz çalışıyor
Parlak konuşmasında, turizm sektöründe çalışanların yaşadığı güvencesizlik, uzun çalışma saatleri ve düşük ücret sorunlarını da gündeme getirdi.
“Turizm sektörü en güvencesiz alanlardan biridir. Emekçilerin büyük bölümü sadece yılın yarısında çalışabiliyor, kalan zamanda geçimini sağlayamıyor.”
Milletvekili, 2023’te çıkarılan bir düzenlemeyle turizm işçilerinin izin almaksızın daha uzun süre çalıştırılmasının önünün açıldığını hatırlattı ve bu uygulamayı “emek düşmanı” olarak nitelendirdi.
“Turizm emekçileri, birçok sektörden daha düşük maaş alıyor. Üstelik yoğun sezonda çalışma baskısı psikolojik yıpranmayı artırıyor.”
“Turizm politikası halkın refahını değil, piyasayı büyütüyor”
Vezir Coşkun Parlak, turizmde yaşanan tüm bu sorunlara rağmen iktidarın piyasa merkezli düzenlemeler yaptığını söyledi.
“Bu ülkeyi yönetenlerin görevi, turizmi piyasalaştırmak değil; kültürel değerleri ve emekçileri korumaktır.”
Milletvekili, hükümete yönelik olarak şu çağrıyı yaptı:
“Kültürel değerleri piyasadan koruyacak, turizm emekçilerinin sorunlarını çözecek, herkesin tatil hakkını güvence altına alacak düzenlemeler yapılmalıdır.”
“Tatil herkesin hakkı”
Parlak, konuşmasını adaletli bir turizm politikası çağrısıyla tamamladı:
“Bu ülkenin insanı, emeğiyle geçiniyorsa tatil hakkını da insanca yaşamalıdır. Turizm sadece lüks otellerin değil, halkın da hakkıdır.”
Kaynak: TBMM