Aşırı turizm Instagram verileriyle incelendi: sosyal medya

Araştırma, aşırı turizm algısını Instagram’daki #overtourism paylaşımları üzerinden çözümlüyor; sosyal medyanın aşırı turizmin birincil tetikleyicisi olduğunu somut bulgularla ortaya koyuyor.

Aşırı turizm
Aşırı turizm


Aşırı turizm içerik analizi: 2019’da #overtourism etiketli Instagram fotoğraf ve yorumları incelendi; sosyal medya, aşırı turizmin başlıca nedeni olarak öne çıktı.

Araştırma, aşırı turizm olgusunu Instagram’da #overtourism etiketiyle paylaşılan içerikler üzerinden inceleyerek sosyal medyanın aşırı turizmi tetikleyen başlıca unsur olduğunu gösteriyor. Nitel içerik analiziyle 2019 Nisan–Temmuz dönemindeki paylaşımlar çözümlendi ve bulgular, aşırı turizm algısının turist ve yerel halk deneyimlerine çok boyutlu biçimde yansıdığını ortaya koydu.

Çalışmanın evrenini #overtourism etiketli 4.532 paylaşım oluşturdu. Ölçüt örnekleme ile 837 fotoğraf ve 448 yorum seçildi; çift ve kapsam dışı içerikler elendikten sonra analiz 671 fotoğraf ve 425 yorum üzerinden yürütüldü. Toplam 1.202 kodlama beş ana kategoriye dağıldı: turistik çekicilikler, destinasyonlarda aşırı turizm, turistik ürün tanıtımı, aşırı turizmle mücadele ve şikâyet.

İnceleme kapsamı ve yöntem sadeleştirilmiş

Araştırma, Instagram’daki #overtourism etiketli fotoğraf ve yorumları tematik olarak sınıflandırdı. Nitel veri yazılımı ile yapılan açık kodlama, üç öğretim üyesinin teyidiyle geçerlik kontrolünden geçti; Kappa güvenirlik katsayısı 0,77 olarak raporlandı. Böylece bulgular, kullanıcı üretimi içeriklerin aşırı turizme ilişkin algıları nasıl şekillendirdiğini güvenilir biçimde yansıttı.

Çalışma, temsili yüksek sezonda (Nisan–Temmuz) paylaşımlara odaklanarak yoğunluk dönemlerindeki gözlemleri yakaladı. Yöntem, akademik ayrıntılara boğmadan, paylaşımların anlam örüntülerini görünür kıldı.

Turistik çekiciliklerde yoğunluk ve yıpranma algısı

“Turistik çekicilikler” kategorisinde 496 kodlama yapıldı. Şehir merkezleri, tarihi eserler ve doğal alanlar en sık dile getirilen alt temalar oldu. Katılımcılar, dar sokaklarda tıkanıklık, müzelerde uzun bekleme ve anıtsal yapılara erişimde kısıtlar gibi kalabalık kaynaklı sorunları sıraladı. Doğal güzelliklerde plajlarda çöp birikimi, kanyon ve şelalelerde fotoğraf kalabalığı ve hassas ekosistemlerde baskı gibi paylaşımlar öne çıktı.

Tarihi eserlere ilişkin paylaşımlar; müze, antik kent, arena/amfitiyatro, tapınak, kilise, kale, anıt, saray, köprü ve mezeler gibi alt başlıklarda toplandı. Paylaşımlar, taşıma kapasitesi aşımının yıpratıcı etkisini görünür kıldı.

Destinasyon düzeyinde etkiler ve nedenler

“Destinasyonlarda aşırı turizm” kategorisinde 229 kodlama yer aldı. Olumsuz etkiler; otantikliğin zayıflaması, yerel halkın yaşam kalitesinde düşüş, ulaşımda tıkanıklık, kruvaziyer baskısı, çevre ve gürültü kirliliği ile doğal yaşama zarar başlıklarında toplandı. Paylaşımlar, tur otobüsleri ve park sorunlarının kent içi hareketliliği zorlaştırdığını vurguladı.

Aşırı turizmin nedenlerine ilişkin alt temalarda sosyal medya, kısa dönemli konaklama platformları ve belirli unvanların çekiciliği öne çıktı. Özellikle Instagram’da konum etiketli fotoğrafların yoğun talep yarattığı ve “paylaşılabilir kare” motivasyonunun destinasyon baskısını artırdığı ifade edildi. UNESCO listesinde yer almanın popülariteyi yükselttiği; kısa süreli kiralamaların ise yaşam maliyetleri ve barınma üzerinde baskı oluşturduğu paylaşımlarda belirtildi.

Sosyal medya etkisi ve “tanıtım” amaçlı karşı anlatılar

“Turistik ürün tanıtımı” kategorisinde 50 kodlama, kalabalıktan uzak, daha sakin alanların “aşırı turizm yok” vurgusuyla pazarlanmasına işaret etti. Bazı paylaşımlar, akşam/ gece saatlerinde ziyaret gibi zaman kaydırma yaklaşımlarını öne çıkararak kalabalık deneyiminden kaçınma önerileri sundu.

Araştırmanın genel eğilimi, sosyal medya paylaşımlarının potansiyel ziyaretçiler üzerinde motive edici etkiye sahip olduğunu ve bu etkinin aşırı turizm baskısına dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Mücadele pratikleri ve paydaş önerileri

“Aşırı turizmle mücadele” kategorisinde 138 kodlama yer aldı. Paylaşımlarda bilet/ziyaretçi sınırları, ücretlendirme ve otopark düzenlemeleri, merkezde yeni konaklama arzına sınırlamalar, davranış kuralları kitapçıkları ve tanıtımdan “yönetim odaklı” yaklaşımlara geçiş gibi uygulamalar öne çıktı. Bilinçli seyahat, sezon dışına yönelme, yerel işletmeleri tercih etme gibi bireysel öneriler de paylaşıldı.

“Şikâyet” kategorisindeki 47 kodlama; afiş, protesto, karikatür, duvar yazısı ve diğer görsel yollarla kalabalık ve yaşam kalitesi kaygılarının dillendirildiğini gösterdi.

Sonuç ve öneriler

Bulgular, Instagram kaynaklı kullanıcı içeriklerinin aşırı turizm algısını güçlendirdiğini ve sosyal medyanın başlıca tetikleyici olarak öne çıktığını gösteriyor. Çalışma, yabancı ziyaretçi sayısına sınırlama, konaklama vergilerinin artırılması, henüz baskı yaşamayan destinasyonların cazibesinin yükseltilmesi, müze girişlerinde düzenlemeler, kruvaziyer yolcu vergileri ve kısa dönemli kiralamaların mali takibinin sıkılaştırılması gibi uygulama seçeneklerini sıralıyor. Ayrıca, bazı müzelerin 24 saat işletilmesi ve tur operatörlerinin sezon dışı ürün geliştirmesi yoğunluğu zamana yayma aracı olarak öneriliyor.

Araştırma, aşırı turizmin turistik çekiciliklerden kentsel yaşama ve doğal alanlara uzanan geniş etkiler ürettiğini; sosyal medyanın talep dinamiklerindeki rolünü ve yönetim-temelli karşılıkların gerekliliğini veriye dayalı biçimde ortaya koyuyor.

Kaynak: Journal of Tourism and Gastronomy Studies

Yayınlama: 26.10.2025 13:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.