Chikungunya virüsü küresel tablo ve tanım

2025’te 40 ülkeden 445.271 chikungunya vakası ve 155 ölüm bildirildi. Aedes vektörleriyle yayılan hastalıkta küresel risk sürüyor; belirtiler ve korunma adımları öne çıkıyor.

chikungunya virüsü
Chikungunya virüsü


Chikungunya virüsü 2025’te 40 ülkede 445.271 vaka ve 155 ölümle yeniden yükseldi. Chikungunya virüsü nedir, belirtileri nelerdir, bulaş ve korunma nasıl olur, Türkiye’de durum?

Chikungunya virüsü 2025’te yeniden gündemin üst sıralarında. 1 Ocak–30 Eylül arasında 40 ülkeden toplam 445.271 şüpheli ve doğrulanmış vaka ile 155 ölüm bildirildi. Vaka dağılımı bölgeler arasında dengesiz olsa da, farklı coğrafyalarda süren salgınlar nedeniyle yayılma potansiyeli önemini koruyor. Enfekte yolcuların hareketi, Aedes türü sivrisineklerin bulunduğu alanlarda yerel bulaşın yolunu açıyor; düşük nüfus bağışıklığı ve elverişli çevre koşulları riski artırıyor.

Chikungunya virüsü nedir? Bulaş yolu, belirtiler ve korunma

Chikungunya virüsü nedir?
Chikungunya; Togaviridae ailesinin alphavirus cinsine ait RNA virüsünün neden olduğu, sivrisinek kaynaklı bir hastalıktır. Başlıca vektörler Aedes aegypti ve Aedes albopictus’tur; bu türler aynı zamanda dang ve Zika virüslerini de taşıyabilir. Aedes sivrisinekleri çoğunlukla gündüz ısırır; yumurtalarını durgun su içeren yapay veya doğal kaplara bırakır.

Belirtileri nelerdir?
Enfekte sivrisinek ısırmasından sonra kuluçka süresi genellikle 4–8 gündür (2–12 gün aralığı). Hastalık ani ateşle başlar; çoğu olguda şiddetli, zayıflatıcı eklem ağrısı eşlik eder. Eklem şişliği, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, yorgunluk ve döküntü görülebilir. Bulgular dang ve Zika ile örtüşebildiği için yanlış tanı riski vardır. Çoğu hasta tamamen iyileşir; ancak bazı vakalarda göz, kalp ve nörolojik komplikasyonlar bildirilmiştir. Bebekler, yaşlılar ve eşlik eden hastalıkları olanlar ağır seyir açısından daha yüksek risk taşır.

Chikungunya virüsü Türkiye’de var mı?
Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’ nün paylaşdığı resmi metinde Türkiye’ye ilişkin vaka veya sürveyans verisi yer almamaktadır. Metin, küresel duruma ve DSÖ bölgelerine ait bildirilen rakamlara odaklanmaktadır.

Chikungunya virüsü insandan insana geçer mi?
Temel bulaş yolu sivrisinek aracılığıyladır. Enfekte kişideki viraemi dönemi sırasında Aedes sivrisineği virüsü alır; yaklaşık 7–12 gün içinde tükürük bezlerine taşır ve yeni konaklara aktarır. Klasik anlamda doğrudan “insandan insana” temasla bulaş metinde belirtilmemiştir; vektör temellidir.

Chikungunya virüsü nasıl “temizlenir”? (Korunma ve kontrol)
Spesifik antiviral tedavi yoktur; klinik yönetim ateş ve ağrının kontrolü, yeterli sıvı alımı ve dinlenmeye dayanır. Dang dışlanana kadar kanama riski nedeniyle NSAİİ önerilmez; parasetamol/asetaminofen tercih edilir. Toplum düzeyinde en etkili yaklaşım vektör kontrolüdür: durgun su kaynaklarının haftalık boşaltılması ve temizlenmesi, atıkların kaldırılması, pencere/kapı sineklikleri, etiket talimatına uygun kovucu kullanımı ve salgın dönemlerinde larva kaynağı azaltma ile sisleme gibi yoğunlaştırılmış müdahaleler.

Küresel genel tablo: 2025’in ilk dokuz ayı

Aralık 2024’e kadar altı DSÖ bölgesindeki 119 ülke ve bölgede mevcut ya da geçmiş otojen bulaş bildirilmişti. 2025’in Ocak–Eylül döneminde ise 263.592 şüpheli ve 181.679 doğrulanmış vaka ile 155 ölüm kayda geçti. Bölgesel eğilimler heterojen: bazı bölgeler 2024’e göre düşüş bildirirken diğerlerinde artış var. Amerika kıtası en yüksek sayıları paylaştı; Avrupa’daki yükün önemli kısmı Hint Okyanusu’ndaki Fransız Denizaşırı Departmanlarından kaynaklandı.

Afrika Bölgesi: Komorlar, Kenya, Mauritius ve Senegal’den Eylül itibarıyla 2.197 şüpheli ve 108 doğrulanmış vaka bildirildi. Mauritius 15 Mart–4 Ağustos arasında 1.583 vaka (1.543 yerel, 40 ithal) açıkladı; ölüm yok. Kenya’da Mombasa merkezli salgında 6 Temmuz’a kadar 614 vaka kaydedildi; chikungunya ile ilişkili ölüm bildirilmedi.

Doğu Akdeniz Bölgesi: Pakistan ve Somali’den toplam 1.596 şüpheli ve 67 doğrulanmış vaka paylaşıldı. Pakistan’da 4 Mayıs–21 Haziran arasında haftalık 101–121 şüpheli vakayla belirgin artış görüldü. Somali’nin Sool bölgesinde Ocak–Haziran arasında 488 şüpheli vaka raporlandı; test edilen örneklerin çoğu chikungunya ile doğrulandı.

Avrupa Bölgesi: 15 Eylül’e kadar Fransa ve İtalya yerel bulaşlı vakalar bildirdi. Fransa’da 54 kümeye yayılan 479 vaka (40’ı aktif küme), İtalya’da dört kümeye dağılan 205 yerel vaka (üçü aktif) kaydedildi. Bölgenin toplamı 56.456 vaka ve 40 ölüm. La Réunion’da 14 Eylül’e dek 54.517 doğrulanmış vaka ve 40 ölüm bildirilirken 26 Nisan’dan beri düşüş eğilimi izleniyor. Mayotte’de Mart’ta teyit edilen ilk yerel vakanın ardından 18 Eylül’e kadar 1.255 yerel vaka ve 39 hastaneye yatış raporlandı; bulaş yaz sonunda zayıfladı.

Amerika Bölgesi: 20 Eylül itibarıyla 14 ülkeden 228.591 şüpheli, 100.329 doğrulanmış vaka ve 115 ölüm açıklandı. Bolivya’da 5.372 vaka (dördü ölüm) görülürken, yükün büyük bölümü Santa Cruz’da yoğunlaştı. Brezilya 96.159 doğrulanmış vaka ve 111 ölümle bölge toplamının yaklaşık %96’sını oluşturdu. Küba beş ilde 34 RT-PCR doğrulanmış vaka paylaştı.

Asya ve Batı Pasifik: eğilimler ve yaş dağılımı

Güneydoğu Asya: Eylül başı itibarıyla 34.628’in üzerinde vaka. Hindistan’da 1 Ocak–31 Mart döneminde 30.876 şüpheli ve 1.741 doğrulanmış vaka; Maharashtra, Karnataka ve Tamil Nadu öne çıktı. Bangladeş’te Dakka merkezli 732 şüpheli vakanın 400’ü RT-PCR ile doğrulandı. Sri Lanka’da vakalar Haziran’da zirve yaptı; bildirilerin yarıdan fazlası Batı Eyaletinden. Tayland’da 1 Ocak–14 Eylül arasında 1.128 vaka görüldü; ≥60 yaş grubu %26 payla dikkat çekti.

Batı Pasifik: 2025’te 16 ülke/bölgeden 14.359 vaka bildirildi; ölüm açıklanmadı. Çin’in Guangdong eyaletinde 27 Eylül’e kadar 16.452 yerel vaka doğrulandı; olgular çoğunlukla hafif seyretti. Endonezya’da 31 Temmuz’a dek 3.608 doğrulanmış vaka ile 2024’e göre artış var; Malezya’da üç küme iki hafta içinde kontrol altına alındı. Filipinler’de 628 vakayla 2024’e kıyasla %78 düşüş kaydedildi; bir ölüm bildirildi. Singapur’da 20 Eylül’e dek 25 vaka açıklandı; çoğu seyahat kaynaklı, sürekli yerel bulaş yok.

Riskler, tedavi çerçevesi ve öneriler

DSÖ, yüksek atak oranları nedeniyle sağlık sistemlerinin zorlanabileceğine dikkat çekiyor. Erken tespit ve uygun klinik yönetim; özellikle bebekler, ≥65 yaş, eşlik eden hastalıkları olanlar ve gebelikte ağır seyir riskini azaltmak açısından kritik. Ülkeler arasında tespit ve raporlama kapasitesi farklı; bu nedenle gerçek zamanlı veri, entegre vektör gözetimi ve sınır ötesi bilgi paylaşımı önem taşıyor. Uluslararası trafik ve ticaret için ek önlem önerilmiyor; topluluk katılımıyla üreme alanlarının azaltılması ve kişisel korunma salgınların kontrolünde temel araçlar.

Kaynak: Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü

Yayınlama: 26.10.2025 12:00
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.