Turizm ülkesi Türkiye vurgusu Meclis gündeminde
TBMM’de 4 Aralık oturumunda Selçuk Özdağ, turizm ülkesi Türkiye vurgusuyla Muğla’nın maden, tarım ve turizm gelirlerini paylaştı; çevreye duyarlı teknoloji ve beyin gücü çağrısı yaptı.

Turizm ülkesi Türkiye vurgusuyla Selçuk Özdağ, Muğla’da maden 60 milyon dolar, tarım 517 milyon dolar, turizm 1,5 milyar dolar gelirini aktardı; çevre ve teknoloji çağrısı yaptı.
TBMM Genel Kurulunun 4 Aralık oturumunda söz alan Selçuk Özdağ, turizm ülkesi Türkiye vurgusuyla ekonominin önceliklerini tartışmaya açtı. Türkiye’nin maden zengini, tarım ülkesi ve aynı zamanda güçlü bir turizm ülkesi olduğunu söyleyen Özdağ, yalnızca güneş deniz kumla sınırlı kalmayan bir turizmden söz etti. İnanç kültürü ve tarih turizmi açısından zirvede yer alan bir ülke olduğumuzu belirtti. Kaynakların değerlendirilmesinde “hangisi kıymetliyse ona önem verelim” anlayışına dikkat çekti.
Özdağ, Muğla’dan örnek vererek son sekiz ayda oluşan gelir tablosunu paylaştı. Buna göre 2024’ün ilk sekiz ayında madenden elde edilen gelir 60 milyon dolar oldu. Aynı dönemde tarımdan 517 milyon dolar, turizmden ise 1,5 milyar dolar gelir sağlandı. Bu tabloya işaret eden Özdağ, değer üretiminin gerçek ağırlık merkezlerine göre planlanması gerektiğini ifade etti. Turizmin ekonomideki payını görünür kılan bu verilerin, karar vericilere yol göstermesi gerektiğini söyledi.
Madencilik faaliyetleri bağlamında da turizmle dengeli bir yaklaşım istedi. Altın, nikel, kurşun, volfram ve bakır gibi rezervlerin yer altında kalmaması gerektiğini vurguladı. Ancak çıkarım sürecinde suya ve havaya zarar verilmemesini, hayvanların ve mikroorganizmaların korunmasını şart koştu. Buna göre, teknoloji kullanımının merkezde olduğu bir yöntem benimsenmesini zorunlu gördü. Türkiye’nin bu bilgi ve teknolojiyi yeterince kullanamadığını söyleyerek kapasite eksikliğine dikkat çekti.
Turizmde çeşitlilik ve sürdürülebilirlik dengesi
Özdağ, turizm ülkesi Türkiye söylemini yalnızca kıyı odaklı bir çerçeveye sıkıştırmadı. İnanç kültürü ve tarih turizmi başlıklarının da zirveye çıkmış alanlar olduğunu yineledi. Böylece, turistik ürün çeşitliliğinin stratejik değerine işaret etti. Ekonomik faaliyetlerin planlanmasında kültürel mirasın ve doğal varlıkların korunmasının önemini vurguladı. Turizmin sürdürülebilirliği için çevreye duyarlı madencilik yaklaşımını şart olarak sundu.
Muğla örneğinde ortaya konan gelir dağılımı, bölgesel kalkınmada turizmin lokomotif rolünü görünür kıldı. Özdağ, turizm gelirlerinin niteliğinin artırılmasının yanında, diğer sektörlerle uyumlu bir politika gerektirdiğini belirtti. Bu denge, kırsal alanlarda tarımsal üretimi ve yerel yaşam kalitesini korurken, ziyaretçi deneyimini de güçlendiren bir çerçeve sunuyor.
Beyin gücü ve rekabetçi kapasite
Konuşmasında Özdağ, teknolojik yetkinlik ile insan kaynağı konusunu turizmin rekabetçiliğiyle ilişkilendirdi. Trabzon Yomra’dan Lina Saka örneğini vererek başarı hikâyesine dikkat çekti. Saka’nın Amerikan Matematik Olimpiyatlarında kendi kategorisinde Türkiye birincisi olduğunu ve Singapur’daki Uluslararası Matematik Olimpiyatlarına davet edildiğini aktardı. “Bir gün Nobel’i almak istiyorum” hedefini paylaşan bu genç yeteneği tebrik etti.
Özdağ, Türkiye’de zekâ ve çoklu yetenek testlerinin uygulanmasında eksikler bulunduğunu söyledi. İlkokul çağından itibaren değerlendirme sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksi takdirde, dehaların başka ülkelere yöneldiğini ve ülkenin beyin gücünün zayıfladığını ifade etti. Beyin göçünün tersine çevrilmesi çağrısı yaptı; bunun tüm sektörlerde olduğu gibi turizmde de katma değer yaratacağını vurguladı.
Özdağ’ın çizdiği çerçeve, turizm ülkesi Türkiye hedefinin yalnızca tanıtım ve doluluk oranlarıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Muğla’nın gelir dağılımı, sektörel önceliklerin belirlenmesinde somut bir dayanak sundu. Çevreye duyarlı teknoloji kullanımı ve nitelikli insan gücü politikaları, turizmin sürdürülebilir büyümesi için temel başlıklar olarak öne çıktı. Konuşma, doğal kaynakların korunmasıyla ekonomik değerin artırılmasının birlikte mümkün olduğu mesajını verdi.
Kaynak: TBMM