TBMM’de turizm odaklı “torba teklif” mesaisi

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda 32 maddelik teklif, turizm sektörünü yakından ilgilendiren yangın güvenliği ve denetim hükümleriyle gündeme geldi. Muhalefet milletvekilleri, düzenlemenin yöntemini ve olası etkilerini tartışmaya açtı.

TBMM Komisyon görüşmeleri sırasında turizm sektöründe yangın güvenliği tartışması

TBMM Komisyon görüşmeleri sırasında turizm sektöründe yangın güvenliği tartışması 

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, 15 Ocak 2026 Çarşamba günü 32 maddeden oluşan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni görüştü. Toplantının açılışında Komisyon Başkanı Adil Karaismailoğlu, teklifin yapı güvenliğini artırmaya, kaçak ve denetimsiz yapılaşmayı önlemeye ve yangın güvenliği denetim ile yaptırım mekanizmalarını güçlendirmeye yönelik hükümler içerdiğini belirtti. Görüşmelere, kamu kurumları ve sivil toplum temsilcileri de katıldı.

    Teklifin ilk imza sahiplerinden Hatay Milletvekili Adem Yeşildal, sunumunda Türkiye’nin deprem gerçeğine ve zemin kaynaklı risklere dikkat çekti. Yeşildal, düzenleme ile yapı güvenliğini güçlendirmeye dönük hukuki adımların yanı sıra, yangın güvenliğinde kontrol-denetim-yaptırım zincirinin tahkim edilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Turizm sektöründeki konaklama ve yeme-içme tesislerinin güvenlik standartları açısından yakından izlediği bu başlık, Komisyonun turizm odağıyla da öne çıktı.

    Yangın güvenliği turizm açısından mercek altında

    Teklifin genel gerekçesinde yer alan yangın güvenliği maddeleri, turizm tesislerinin uyması gereken standartlar ve denetim süreçleri bakımından dikkat çekti. Yeşildal, “yapılarda yangın güvenliğinin sağlanması için kontrol, denetim ve yaptırım mekanizmalarının geliştirilmesi” ifadesini öne çıkardı. Muhalefet ise bu başlıklarda sorumluluk paylaşımının net olması gerektiğini savundu.

    Görüşmeler sırasında Mersin Milletvekili Gülcan Kış, denetim sorumluluğunun parçalı yapısına itiraz ederek, kamu otoritesinin açık ve hesap verebilir bir çerçevede tekilleştirilmesini istedi. Kış, daha önce yaşanan acı tecrübelere atıfla “Kartalkaya’da ne yaşandığını unutmadık. Kapısında ‘Kültür ve Turizm Bakanlığının denetimine tabidir.’ yazan bir tesiste 78 yurttaşımızı kaybettik.” ifadesini kullandı. Kış’ın bu sözleri, turizm alanında faaliyet gösteren tesislerde denetimlerin kapsamı ve sorumluluğuna ilişkin tartışmayı öne taşıdı.

    Denetim, sorumluluk ve yaptırım başlıkları

    Teklifte, yangın güvenliğine ilişkin denetim ve yaptırımlara dair çerçevenin güçlendirilmesi amaçlanıyor. İktidar kanadı, denetim kapasitesinin artırılmasının turizm gibi hizmet sektörlerinde güveni güçlendireceğini savundu. Muhalefet ise yetkinin farklı kurum ve kişi/kuruluşlar arasında dağılmasının “herkes yetkili, kimse sorumlu değil” algısı doğurabileceğini belirtti.

    Diyarbakır, Antalya ve İstanbul milletvekillerinin söz aldığı oturumda; denetim süreçlerinde belirlilik, şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemine yapılan vurgular turizm sektörü açısından da not edildi. Turizm işletmecileri için yangın güvenliği mevzuatının uygulamasında idari süreçlerin netliği, tesislerin sigorta ve ruhsat süreçlerine doğrudan etki eden bir başlık olarak öne çıkıyor.

    “Torba teklif” yöntemi ve turizm başlıklarının görünürlüğü

    Komisyonda muhalefet milletvekilleri, teklifin “torba” niteliği taşımasını eleştirdi ve Anayasa’ya aykırılık önergeleri verdi; önergeler kabul edilmedi. Buna karşın tartışma, teklifin turizm sektörünü etkileyebilecek yönlerine odaklandı: yangın güvenliği, denetim standardizasyonu, yaptırımların uygulanması ve yapı güvenliği zinciri.

    Antalya Milletvekili Aykut Kaya, denetim mekanizmasının icracı faaliyetlerden ayrıştırılmasının önemine dikkat çekti. Bu vurgu, turizm tesislerinin teknik şartnamelerinde ve uygulama denetimlerinde “bağımsızlık” ilkesinin altını çizdi. Teklifin, zemin ve temel etütleri ile beton kontrolleri gibi yapı güvenliği unsurlarını da düzenlemesi, konaklama ve yeme-içme tesisleri dâhil, tüm turizm yapılarının güvenlik döngüsüne yansıyabilecek bir konu olarak değerlendirildi.

    Turizm sektöründe beklenti: Net kurallar, hızlı uygulama

    Komisyon oturumunda, iktidar tarafı yangın güvenliği ve yapı güvenliğinde etkin denetim ve yaptırımlarla güvenli yaşam alanları oluşturulacağını savundu. Muhalefet ise denetim mimarisinin sade, şeffaf ve sorumluluğu netleştiren bir modelle sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Turizm cephesinde, tesislerin ruhsat ve belgelendirme süreçlerinde belirsizliğe yol açmayacak, uygulanabilir ve öngörülebilir kurallar talebi öne çıktı.

    Görüşmelerin ilerleyen safhalarında maddelere tek tek girilmesi beklenirken, turizm sektörü açısından en kritik başlık, “yangın güvenliği ve denetim zincirinin” nasıl kurgulanacağı oldu. Komisyon gündemindeki bu çerçevenin, konaklama işletmelerinden yeme-içme ve eğlence mekânlarına uzanan geniş bir alanda günlük işleyişe ve yatırım planlarına yansımaları olması olası görünüyor.

    Kaynak: TBMM

    Yayınlama: 16.01.2026 17:30
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.