Uzak pazar ilgisi yavaşlıyor

Long Haul Travel Barometer 1 2026 sonuçlarına göre 2026’da uzun mesafe seyahat talebi zayıflıyor. Avrupa’ya ilgi hafif gerilese de güvenlik algısı güçlü kalıyor.

Long Haul Travel Barometer 1 2026
Long Haul Travel Barometer 1 2026

Long Haul Travel Barometer 1 2026 raporu, 2026 yılında uzun mesafe seyahat eğilimlerinde yavaşlama sinyali veriyor. Küresel ölçekte Avrupa’ya yönelik ilgi hafif gerilese de kıta, güvenlik algısı ve köklü çekiciliği sayesinde öne çıkmayı sürdürüyor. Artan maliyet baskısı ve daha yakın destinasyonlara yönelim, seyahat kararlarında belirleyici unsur haline geliyor.

Rapor, European Travel Commission ile Eurail B.V. iş birliğinde hazırlandı. Araştırma; Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Japonya, Güney Kore ve ABD pazarlarında her dört ayda bir gerçekleştirilen 7 bini aşkın görüşmeye dayanıyor. Bulgular, Ocak–Aralık 2026 dönemine yönelik seyahat niyetlerini ortaya koyuyor.

Avrupa’ya ilgi hafif geriledi

Araştırmaya göre, 2026’da Avrupa’ya uzun mesafe seyahat planlayanların oranı yüzde 42’ye geriledi. Bu oran 2025’te yüzde 44 seviyesindeydi. Küresel ölçekte uzun mesafe seyahat etme isteğinde de 5 puanlık düşüş kaydedildi.

Çin pazarı yüzde 59 ile Avrupa’ya en yüksek ilgiyi gösteren ülke olmaya devam ediyor. Brezilya’da Avrupa’ya ilgi yüzde 54 seviyesinde seyrederken yüksek seyahat maliyetleri önemli bir engel olarak öne çıkıyor. ABD’de Avrupa’ya yönelik niyet yüzde 34’e gerilerken, Japonya yüzde 20 ile en düşük oranı kaydetti.

Avustralya ve Kanada’da da Avrupa’ya ilgi düşüş gösterdi. Her iki pazarda da daha yakın destinasyonlara ve iç turizme yönelimin arttığı görülüyor. Güney Kore’de ise Avrupa’ya ilgi sınırlı bir toparlanma gösterse de uzun mesafeli seyahatten tamamen vazgeçenlerin oranında artış dikkat çekiyor.

Maliyet en büyük engel

Yurt dışı seyahati planlamayanların yüzde 52’si yüksek maliyetleri temel gerekçe olarak gösteriyor. Avrupa’ya seyahatte de en büyük bariyer yüzde 43 ile yine maliyet. Özellikle 18–34 yaş grubunda fiyat hassasiyeti daha belirgin.

Bununla birlikte, başka bölgelere yönelme eğilimi yüzde 18 seviyesinde. Tatil süresinin sınırlı olması ise önceki yıla göre gerileyerek yüzde 12’ye düştü. Güçlü euro algısı ve jeopolitik gelişmeler de sınırlı da olsa etkili faktörler arasında yer alıyor.

Güvenlik Avrupa’yı öne çıkarıyor

Rapora göre Avrupa, küresel rakiplerine kıyasla en güvenli bölge olarak algılanıyor. Katılımcıların yüzde 51’i destinasyon seçiminde güvenliği ilk kriter olarak gösteriyor. Siyasi istikrar, kişisel güvenlik ve düşük doğal afet riski öne çıkan başlıklar arasında.

Çinli katılımcılar Avrupa’nın güvenlik algısında en yüksek güven düzeyini ifade ederken, Japonya ve Güney Kore’de daha temkinli bir yaklaşım gözleniyor. Buna rağmen Avrupa, tüm güvenlik başlıklarında ortalamanın üzerinde puan aldı.

Seyahat alışkanlıkları değişiyor

2026’da Avrupa’ya seyahat etmeyi planlayanların yüzde 38’i partneriyle yolculuk etmeyi tercih ediyor. Yüzde 20’lik kesim ise tek başına seyahati seçiyor. İş seyahatlerinde 3 puanlık artış kaydedilirken, tatil amaçlı ziyaretler yüzde 75 ile ana motivasyon olmaya devam ediyor.

Ocak–Nisan 2026 dönemine ilişkin kısa vadeli görünümde uzun mesafe seyahat niyeti yüzde 34’e geriledi. Avrupa’ya kısa vadeli talep yüzde 27 seviyesinde sabit kaldı. Çin pazarı bu dönemde de yüzde 55 ile en güçlü talebi gösteriyor.

Long Haul Travel Barometer 1 2026, değer odaklı ve temkinli bir seyahat dönemine işaret ediyor. Daha yakın destinasyonlara yönelim, esnek planlama, omuz sezon tercihleri ve yavaş seyahat eğilimleri öne çıkıyor.

Avrupa ise güvenlik algısı, kültürel mirası ve altyapı kalitesiyle küresel rekabette konumunu koruyor. Rapora göre kıtanın rekabet gücünü artırabilmesi, değişen yolcu önceliklerine hızlı yanıt verebilmesine bağlı olacak.

Kaynak: European Travel Commission

Yayınlama: 18.02.2026 14:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.