Kervanpınar GES projesi Mecliste

Kervanpınar GES projesi, Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar köyünde yapılacağı iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. Aynı konuda Diyarbakır Milletvekilleri Serhat Eren, Ceylan Akça Cupolo ve Sevilay Çelenk Özen ile İzmir Milletvekili İbrahim Akın tarafından ayrı ayrı yazılı soru önergeleri verildi. Önergelerin tamamı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle sunuldu ve 15 günlük cevaplanma süreci devam ediyor.
Önergelerde, proje sahasının “Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı” statüsünde olduğu, alanda tarihi kalıntılar, mozaikler ve kültürel miras unsurlarının bulunduğu yönündeki iddialara yer verildi. Bölge halkı ile sivil toplum kuruluşlarının itirazlarına rağmen Güneş Enerjisi Santrali projesinin hayata geçirilmek istendiği belirtildi.
Basına yansıyan bilgilere atıf yapılan metinlerde, iş makinelerinin bölgeye girişi sırasında yoğun güvenlik önlemleri alındığı, köylülerin mera ve yaşam alanlarını korumaya dönük girişimlerinin jandarma ablukasıyla engellendiği iddiaları da aktarıldı. Sit alanında iş makineleriyle yürütülecek çalışmaların geri dönülemez tahribat riski taşıdığı vurgulandı.
Sit alanı ve izin süreci soruldu
Serhat Eren, İbrahim Akın ve Sevilay Çelenk Özen’in önergelerinde, Kervanpınar köyünde planlanan GES projesi için Bakanlıktan ya da ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan gerekli izinlerin alınıp alınmadığı soruldu. Söz konusu alanın gerçekten birinci derece arkeolojik sit alanı olup olmadığı ve öyleyse bu alanda projeye hangi hukuki dayanakla izin verildiği de yanıt bekleyen başlıklar arasında yer aldı.
Aynı önergelerde, proje sahasında bulunduğu belirtilen mozaik kalıntıları ve diğer arkeolojik buluntuların korunması için Bakanlık tarafından yerinde inceleme yapılıp yapılmadığı soruldu. Yapılmışsa inceleme sonuçlarının açıklanması istendi. Çalışmaların durdurulmasına yönelik bir girişim olup olmayacağı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında bulundu.
Önergelerde ayrıca, arkeolojik sit alanı üzerinde yürütüldüğü belirtilen proje için ÇED sürecinin nasıl işletildiği ve kültür varlıklarına ilişkin olumsuz bir görüş bildirilip bildirilmediği soruldu. Bölge halkının protestoları sırasında ortaya atılan jandarma ablukası ve baskı iddiaları hakkında inceleme başlatılması için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanıp sağlanmayacağı da gündeme getirildi.
Mozaik kalıntıları ve sınır tartışması öne çıktı
Ceylan Akça Cupolo’nun önergesinde ise daha ayrıntılı iddialara yer verildi. Elektrik Piyasası Kanunu’nda Temmuz 2022’de yürürlüğe giren düzenlemeler sonrasında depolama taahhüdü veren firmalara RES ve GES önlisansı verildiği, bu kapsamda çok sayıda başvurunun yapıldığı anımsatıldı. Bu süreçte çeşitli firmaların Diyarbakır’ın farklı ilçelerinde GES projeleri için arazi kiraladığı ve ÇED olumlu kararları aldığı ifade edildi.
Önergede, Zenkar Nakliyat İnşaat Temizlik Güvenlik Tarım ve Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nin ZENKAR-1 Güneş Enerji Santrali projesi için Kervanpınar köyünü seçtiği belirtildi. Köy sakinlerinin 600 dönümlük arazilerinin 230 dönümüne yayılacağı belirtilen projenin evlere, mezarlıklara ve mera alanlarına zarar vereceğini, hayvancılığı da olumsuz etkileyeceğini dile getirdiği aktarıldı.
Buna rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED olumlu kararı verildiği ifade edildi. Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu’nun açıklamalarına atıf yapılarak, proje sahasının Gırap Bajar Yerleşim Ören Yeri adıyla birinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli olduğu, ancak sit ve tampon bölge sınırlarının projeyi koruyacak şekilde kaydırıldığı iddialarına yer verildi.
Köylülerin itirazı ve güvenlik önlemleri gündemde
Cupolo’nun önergesinde, bilirkişi raporlarında tarihi mozaik kalıntılarının tespit edildiği halde bu alanların sit sınırı dışında bırakılıp bırakılmadığı soruldu. Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün bilirkişi raporlarını ve bilimsel verileri hangi gerekçeyle dikkate almadığı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Ayrıca sit ve tampon bölge sınırlarının ZENKAR-1 projesine alan açacak şekilde kasıtlı olarak kaydırıldığı iddiaları hakkında idari inceleme yapılıp yapılmadığı soruldu. Koruma kurullarının projelere göre sınır belirlediği yönündeki iddialar da önerge metninde yer aldı.
Metinde, 25 Şubat 2026’da yurttaşların arkeolojik sit alanı ile mera alanlarını korumak amacıyla projeye karşı direniş başlattığı, bu sırada köyde olağanüstü güvenlik önlemleri alındığı belirtildi. Köyün giriş çıkışlarının ve meralara, tarlalara, bazı evlere ulaşımın kapatıldığı iddiaları da önergeye yansıdı.
Kültürel miras ve mera alanları birlikte gündeme geldi
Dört ayrı önerge, aynı başlık etrafında kültürel mirasın korunması, sit statüsü, çevresel süreçler ve köy yaşamına etkiler konularını bir araya getirdi. Özellikle mera alanları, mezarlıklar, yaşam alanları ve tarihi kalıntıların aynı proje sahası içinde yer aldığı iddiası Meclis gündemine taşınmış oldu.
Önergelerde, yalnızca izin ve ruhsat süreçleri değil, aynı zamanda proje sahasının hukuki statüsü ve koruma sınırlarının belirlenme biçimi de sorgulandı. Bu yönüyle Kervanpınar’daki GES projesi, enerji yatırımı ile kültürel mirasın korunması arasındaki tartışmanın yeni başlıklarından biri olarak öne çıktı.
Meclis’e sunulan dört ayrı yazılı soru önergesi, Kervanpınar’da planlandığı belirtilen GES projesine ilişkin iddiaları ayrıntılı biçimde gündeme taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği yanıtın, sit alanı statüsü, mozaik kalıntıları, ÇED süreci ve köylülerin itirazlarına ilişkin sorulara açıklık getirmesi bekleniyor.
Kaynak: TBMM