Gece müzeciliği Side’de tarihi yeniden canlandırıyor
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gece müzeciliği uygulamasının ikinci yılında Side’de artan ilgiyi vurgulayarak turizmde fark yaratan bu modelin etkilerini anlattı.

Gece müzeciliği ikinci yılında 27 noktaya ulaştı. Side’de ışıklandırılan antik eserler ziyaretçi ilgisini artırdı; Antalya’da ilk yarıda müze-ören yeri ziyaretleri %17 artarak 1,3 milyona çıktı.
Gece müzeciliği, Türkiye’nin turizm vizyonunda öne çıkan uygulamalardan biri olarak ikinci yılına girdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Side Antik Kenti’nde düzenlediği basın toplantısında gece müzeciliği modelinin yerli ve yabancı ziyaretçilerden güçlü ilgi gördüğünü belirterek kültür ve turizm atılımlarında “ciddi fark” yarattığını söyledi. Yeni destinasyonları turizme kazandırırken engelleri kaldırdıklarını vurgulayan Ersoy, bu uygulamayı söz konusu farkındalığın “en özel örneklerinden” biri olarak tanımladı.
Uygulama, bu yıl itibarıyla Türkiye genelinde 27 müze ve ören yerinde hayata geçirilmiş durumda. Antalya’da Patara, Side ve Aspendos antik kentleri ile Alanya Müzesi ve Antalya Nekropol Müzesi 22.00’ye kadar; Perge, Phaselis, Olympos, Myra ve Limyra antik kentleri ile Side Arkeoloji Müzesi ise yaz boyunca 21.00’e kadar ziyaret edilebiliyor. Ersoy, Side’nin bu ağ içinde başat bir konumda bulunduğunu ve akşam ışıklarıyla antik dokunun etkileyici bir deneyime dönüştüğünü ifade etti.
Side’de ışıkla güçlenen kültürel rota
Bakan Ersoy, Side’de Agora, sütunlu cadde, hamam ve tapınakların gün batımıyla birlikte “büyüleyici” bir atmosfere büründüğünü, Apollon ve Athena Tapınakları’nın ise ışıklandırma sonrasında ziyaretçilerin en çok durakladığı noktalar arasına girdiğini vurguladı. Gece müzeciliği kapsamında 2024’te Türkiye genelinde 484 bini aşkın ziyaretçi ağırlandı; yalnızca Side’nin çektiği ziyaretçi sayısı 34 bine ulaştı.
Antalya genelinde müze ve ören yerlerine yönelik ilgi de yükselişte. Ersoy’un paylaştığı verilere göre, bu yılın ilk yarısında ziyaretçi sayısı %17 artışla 1,3 milyona çıktı. Antalya artık yalnızca deniz-kum-güneş değil; tarih, kültür, gastronomi ve spor turizmiyle de öne çıkan çok yönlü bir destinasyon olarak tanımlanıyor. Ağustos sonu itibarıyla kente gelen toplam ziyaretçi sayısı 11,7 milyona ulaştı.
İkinci yılında ölçek büyüten gece müzeciliği
Ersoy, gece müzeciliği uygulamalarının ikinci yılında ulaşılan 27 nokta ile birlikte ziyaret saatlerinin uzatılmasının, hem turizm gelirlerine hem de kültürel mirasın görünürlüğüne katkı sunduğunu belirtti. Uygulama, yaz sezonunda sıcak saatlerin dışında plan yapmayı tercih eden ziyaretçiler için de esneklik sağlıyor. Böylece yoğun dönemlerde ziyaretçi akışı gün içine dengeli dağıtılarak alan yönetimi kolaylaşıyor.
Bu çerçevede Side, ölçeklenebilir bir modelin “vitrin” örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ziyaretçilerin akşam saatlerinde antik kentin farklı bölümlerine yönlendirilmesi, hem deneyimi zenginleştiriyor hem de kalış süresini uzatan kültür rotaları oluşturuyor. Işıklandırma ile güvenli dolaşım alanları birleştiğinde, arkeolojik mirasın özgün değerleri daha anlaşılır bir biçimde sergileniyor.
Geleceğe Miras ve arkeolojinin altın çağı
Bakan Ersoy, gece müzeciliğini Cumhurbaşkanının Türkiye Yüzyılı iradesinin bir parçası olarak konumlandırdıklarını, bu vizyonun adının “Geleceğe Miras” olduğunu söyledi. 2023’te başlatılan ve 251 kazı alanında süren projelerle Türk arkeolojisinde 60 yılda yapılanlara eşdeğer çalışmanın dört yılda gerçekleştirildiğini kaydetti.
Side’de tamamlanan Athena Tapınağı restorasyonu, yenilenen Side Arkeoloji Müzesi, düzenlenen Liman Hamamı ve anıtsal caddelerdeki çalışmalar bu yaklaşımın somut örnekleri arasında. 2025’te ise “hastane binası” olarak bilinen yapının koruma altına alınarak Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi’ne dönüştürüldüğü, müzenin kısa sürede ziyaretçilere açılacağı ifade edildi.
Side’de yeni cazibe noktaları
Bu yıl ilk kez Piskoposluk Mahallesi’nde açılan sokaklarla ziyaretçilerin piskoposluk yapılarının merkezine erişimi sağlandı. Tiyatro restorasyonu sürerken, karşısındaki alan arkeopark olarak dönüştürülüyor. Atriumlu yapıların sütunlarının ayağa kaldırıldığı bölgede, Anıtsal Çeşme’nin arkasındaki mozaik ve fresklerle süslü mekânlar gün yüzüne çıkarıldı. Bu alanda özel bir ziyaretçi yolunun da kasım ayına kadar tamamlanması planlanıyor.
Side’de ışıkla güçlendirilen akşam ziyaretleri, bu yeni keşif alanlarıyla birleştiğinde destinasyona tekrar ziyaret motivasyonu yaratıyor. Antik kent içinde kademeli olarak tamamlanan düzenlemeler, müze ve ören yerlerini “akşam ekonomisi”nin bir parçasına dönüştürüyor.
Antalya markasının çok yönlü yükselişi
Ersoy, “Antalya markası ulusal ve uluslararası alanda kendini göstermeye başlamıştır” diyerek kentin turizmdeki çeşitlenmesini vurguladı. Kasım ayında Antalya, üçüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Bakan, bu kültür ve sanat şöleninin şehrin turizmine, sosyal ve ekonomik hayatına katkısını yeniden deneyimleyeceklerini belirtti.
Bu yaklaşım, destinasyonlara yalnızca ziyaretçi sayısı açısından değil, kültürel katılım ve yerel ekonomi açısından da bütüncül değer üretmeyi hedefliyor. Akşam saatlerine yayılan kültür etkinlikleri, konaklama ve yeme-içme sektörleriyle sinerji yaratarak turizm gelirlerini çeşitlendiriyor.
“Antalya zamansız bir şehir”
Bakan Ersoy, Geleceğe Miras projesiyle elde edilen kazanımların korunarak gelecek kuşaklara aktarılacağını vurguladı: “Antalya zamansız bir şehir. Biz kültürümüze yatırım yaparak turizmi zenginleştirmeye, turizmi güçlendirerek de kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz.” Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı ve tüm bilim insanlarına teşekkür eden Ersoy, “Türkiye Yüzyılı’nın en görkemli eser ve hizmetlerine” birlikte imza atılacağına inandığını söyledi.
Operasyonel çerçeve: erişilebilirlik ve ziyaretçi deneyimi
Ersoy’un altını çizdiği bir diğer husus, erişilebilirlik. Yeni destinasyonları turizme kazandırırken “engellere yer bırakmayan” bir tasarım yaklaşımı hedefleniyor. Uzatılmış ziyaret saatleri, yönlendirmeler ve aydınlatma planları; yaş grupları ve farklı ihtiyaçlara sahip ziyaretçiler için daha kapsayıcı bir deneyim oluşturuyor.
Bu çerçevede gece müzeciliği, alan yönetimi, gelir çeşitliliği ve kültürel mirasın sürdürülebilir sunumu açısından stratejik bir araç olarak öne çıkıyor. Side örneği, bu stratejinin ziyaretçi ilgisiyle birleştiğinde, bölgesel turizm markasına güçlü bir katkı sunduğunu gösteriyor.