Göbeklitepe’de insan heykeli bulundu

Göbeklitepe’de insan heykeli bulundu. Bakan Ersoy, yeni keşfin Neolitik Çağ’a ışık tutacağını ve arkeoloji dünyasında çok değerli bir buluntu olduğunu açıkladı.

Göbeklitepe insan heykeli
Göbeklitepe insan heykeli


Göbeklitepe’de insan heykeli bulundu. Bakan Ersoy, keşfin Neolitik Çağ’ın inanç sistemine ışık tutacağını ve arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıracağını duyurdu.

Göbeklitepe insan heykeli keşfi, arkeoloji dünyasında büyük heyecan yarattı. İnsanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri olan Göbeklitepe, bu kez duvar içine yerleştirilmiş bir insan heykeli buluntusuyla gündemde. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, açılış töreninde yaptığı açıklamada, “Bu çok değerli keşif Neolitik Çağ’a ışık tutacak” dedi.

Tarihin kalbinde yeni bir buluntu

Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, uzun yıllardır sürdürülen kazı ve koruma çalışmalarıyla dünya arkeolojisinin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. 12 bin yıllık geçmişiyle uygarlık tarihinin bilinen en eski tapınak kompleksi olan bu alan, daha önceki keşifleriyle insanlığın medeniyet yolculuğunu yeniden yorumlatmıştı. Şimdi ise bulunan Göbeklitepe insan heykeli, Neolitik Çağ’ın ritüelleri ve inanç sistemine dair yeni ipuçları sunuyor.

Bakan Ersoy’dan açıklama

Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’nin yalnızca Anadolu’nun değil tüm insanlığın ortak hafızası olduğuna dikkat çekti. Ersoy, “Bu mirası koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu. Göbeklitepe’de yeni bir keşif gerçekleştirdik. B ve D yapıları arasındaki bir mekânda, duvar içine yatay şekilde yerleştirilmiş bir insan heykeli bulundu. Bunun adak olarak konulduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Karahantepe ile bağlantı

Bakan Ersoy, bulunan insan heykelinin benzer örneklerine daha önce Karahantepe’de rastlandığını hatırlattı. Ancak Göbeklitepe’de ortaya çıkarılan bu heykel, bölgenin inanç dünyası ve ritüel yaşamı hakkında yeni sorular doğurdu. Neolitik dönemin yalnızca avcı-toplayıcı topluluklardan ibaret olmadığı, aynı zamanda gelişmiş bir sembolizm ve ritüel sistemine sahip olduğu bir kez daha ortaya kondu.

C yapısı yeniden ayağa kalktı

Göbeklitepe’nin en büyük yapılarından biri olan C Yapısı, “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında baştan sona restore edildi. Günümüzden yaklaşık 62 yıl önce keşfedilen, 1995 yılında kazı çalışmalarına başlanan ve 2018’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Göbeklitepe, bu restorasyonla birlikte yeniden ayağa kalktı.

Çalışmalarda, 6 metreyi bulan tonlarca ağırlıktaki dikilitaşlar özgün konumlarına taşındı. Duvarların güçlendirilmesi ve alanın güvenli şekilde yeniden düzenlenmesi için titiz bir süreç izlendi. Restorasyon sırasında, geçmişte kullanılan malzeme teknikleri dikkate alındı; hatta keçi kılından yapılan özel derz harcı dahi orijinal yapıya uygun şekilde kullanıldı. Bu sayede yapı, hem otantik kimliğini korudu hem de gelecek kuşaklara sağlıklı şekilde aktarılacak hale getirildi.

Ziyaretçi yönetimi için yeni adımlar

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, törende yaptığı açıklamalarda yalnızca kazı çalışmalarını değil, ziyaretçi yönetimini de ön planda tuttuklarını ifade etti. 2025 yılı bitmeden alanda yeni bir ziyaretçi merkezi, otopark ve yürüyüş yollarının hizmete açılacağını açıkladı. Böylece her yıl yüz binlerce ziyaretçi çeken Göbeklitepe, daha düzenli ve sürdürülebilir bir şekilde ağırlanabilecek.

Ayrıca, kazı alanının etrafında bulunan yaklaşık bin zeytin ağacı dikkatle taşındı. Bu süreçte hem doğaya hem de kültürel mirasa zarar vermeden ilerlenmesi için uzman ekipler görev aldı. Önümüzdeki süreçte yapılacak jeomanyetik ölçümlerle yeni kazı stratejilerinin belirleneceğini duyuran Ersoy, “Göbeklitepe insan heykeli keşfi yalnızca bir başlangıçtır. Bu toprakların altında hâlâ gün yüzüne çıkmayı bekleyen pek çok sır var” dedi.

30’uncu yılın anlamı

2025 yılı, Göbeklitepe kazılarının 30’uncu yılına denk geliyor. 1995’te ilk bilimsel kazılarla başlayan süreç, bugün Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji projelerinden biri olan Taş Tepeler Projesi ile devam ediyor. Ersoy, proje kapsamında 36 uluslararası akademik kurumun ve 220’den fazla uzman ile öğrencinin 10 ayrı noktada aktif olarak çalıştığını açıkladı.

Taş Tepeler Projesi yalnızca Göbeklitepe ile sınırlı değil; Karahantepe, Sayburç, Çakmaktepe, Sefertepe, Harbetsuvan Tepesi gibi pek çok Neolitik merkez de bu kapsamda araştırılıyor. Böylece insanlık tarihinin ilk köylerinin nasıl kurulduğu, üretim biçimlerinin nasıl geliştiği ve inanç sistemlerinin nasıl şekillendiği daha net anlaşılmaya başlanıyor.

Ersoy, “Geleceğe Miras Projesi sayesinde yalnızca kazı yapmıyoruz. Ortaya çıkarılan yapıları restore ediyor, koruyor ve gelecek nesillere emanet ediyoruz. Bu, insanlık tarihine ışık tutan bir ihya hareketidir” dedi.

Dünya çapında tanıtım atağı

Göbeklitepe yalnızca kazılarıyla değil, aynı zamanda dünya çapındaki sergilerle de tanıtılıyor. Geçtiğimiz yıl Roma Kolezyumu’nda açılan “Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi” sergisi, 6 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı. Sergi, hem İtalyan hem de uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Bakan Ersoy, 2026’da Berlin James-Simon Galerisi’nde “Taştaki Mitler: Göbeklitepe ve Son Avcıların Dünyası” sergisinin açılacağını da duyurdu. Burada Şanlıurfa Müzesi envanterine kayıtlı 96 eserin sergileneceğini belirtti. Bu eserler arasında taş oymalar, heykeller ve günlük yaşamı simgeleyen arkeolojik buluntular da yer alıyor.

Ersoy, “Göbeklitepe insan heykeli gibi buluntular yalnızca arkeoloji dünyasını değil, kültürel diplomasi alanını da güçlendiriyor. Böylece ülkemizin dünya sahnesindeki konumu daha da pekişiyor” ifadelerini kullandı.

Kültürel diplomasi ve Japonya vurgusu

Törende dikkat çeken bir diğer konu da Türkiye ile Japonya arasındaki dostluk oldu. Japonya Prensesi Akiko Mikasa’nın törende yer alması, iki ülke arasındaki kültürel iş birliğinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Ersoy, konuşmasında Prenses Akiko’ya teşekkür ederek şunları söyledi:
“Türkiye ile Japonya arasındaki dostluğun kültür ve tarih temelinde daha da güçleneceğine inanıyorum. Arkeoloji bu dostluğun en sağlam köprülerinden biridir.”

Prenses Akiko’nun katılımı, 1986’da Kaman-Kalehöyük’te başlatılan Japonya destekli kazıların hatırlanmasına da vesile oldu. Bu tarihsel bağ, iki ülkenin arkeoloji alanında üç kuşaktır süren iş birliğinin devam ettiğini gösteriyor.

Gaziler günü anması

Bakan Ersoy, 19 Eylül Gaziler Günü’nü de anmayı unutmadı. Konuşmasında, “Vatan uğruna canlarını ortaya koyan tüm gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Millet olarak daima onlara minnettarız” ifadelerini kullandı. Böylece törende yalnızca kültürel miras değil, aynı zamanda milli hafıza da ön plana çıkarıldı.

İnsanlık tarihine ışık tutan keşif

Göbeklitepe’de bulunan insan heykeli, yalnızca arkeoloji dünyası için değil, insanlık tarihi açısından da büyük önem taşıyor. Bu heykelin, Neolitik Çağ toplumlarının inanç sistemlerini ve ritüel pratiklerini anlamada yeni bir pencere açacağı belirtiliyor. Heykelin duvara yatay şekilde yerleştirilmiş olması, bunun sıradan bir süsleme değil, adak ya da ritüel amaçlı bir yerleştirme olduğunu düşündürüyor.

Uzmanlar, bu tür buluntuların Neolitik dönemde insanların ölüm, yaşam, doğa ve kutsal kavramları nasıl algıladıklarına dair güçlü ipuçları sunduğunu belirtiyor. Göbeklitepe insan heykeli de aynı şekilde, dönemin sembolik dünyasını çözmek için eşsiz bir kaynak niteliğinde.

Göbeklitepe’nin evrensel değeri

Göbeklitepe, yalnızca bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda bir dünya mirası. 2018’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren bu merkez, her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Yapılan yeni keşifler, Göbeklitepe’nin önemini daha da artırıyor.

Bakan Ersoy’un da vurguladığı gibi, “Göbeklitepe yalnızca Anadolu’nun değil, tüm insanlığın ortak hafızasıdır.” Burada gerçekleştirilen kazılar ve koruma çalışmaları, geçmişin bilinmezliklerini aydınlatarak insanlık tarihine yön veriyor.

Taş Tepeler’in rolü

Göbeklitepe’nin yanı sıra Karahantepe, Sayburç, Sefertepe ve diğer merkezlerde yürütülen Taş Tepeler Projesi, bölgedeki Neolitik dönemi anlamada bütünsel bir yaklaşım sunuyor. Bu projeler, yalnızca kazı çalışmalarıyla sınırlı değil; aynı zamanda koruma, restorasyon, eğitim ve tanıtım faaliyetlerini de kapsıyor.

Göbeklitepe insan heykeli keşfi, bu bütünsel yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Çünkü her yeni buluntu, diğer merkezlerle karşılaştırıldığında daha geniş bir tarihsel çerçeve çizilmesine katkı sağlıyor.

Uluslararası ilgi

Göbeklitepe, dünyanın farklı ülkelerinden araştırmacıların ilgisini çekiyor. 36 akademik kurumun iş birliğiyle yürütülen kazılar, farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiriyor. Antropologlar, arkeologlar, sanat tarihçileri ve jeofizikçiler, ortak bir amaç için Göbeklitepe’de buluşuyor: insanlığın kökenlerini daha iyi anlamak.

Bakan Ersoy’un açıkladığı üzere, Göbeklitepe insan heykeli buluntusu da uluslararası bilim çevrelerinde büyük yankı uyandıracak. Bu buluntu, dünya çapında akademik çalışmalara konu edilecek ve farklı araştırma merkezlerinde tartışılacak.

Geleceğe bırakılan miras

Göbeklitepe’de yapılan çalışmalar, yalnızca bilimsel açıdan değil, kültürel miras bilinci açısından da önemli. Ziyaretçi merkezleri, yürüyüş yolları, bilgilendirme panoları ve uluslararası sergiler, bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasını sağlıyor.

Göbeklitepe insan heykeli, yalnızca bugünün değil, geleceğin de kültürel değerleri arasında yerini aldı. Bu keşif, çocuklara ve gençlere tarihin derinliklerinden gelen bir mirasın parçası olduklarını hatırlatacak.

Sonuç

Göbeklitepe’de bulunan insan heykeli, Neolitik Çağ’ın ritüellerine ve sembolik dünyasına ışık tutan çok değerli bir keşif oldu. C Yapısı’nın restorasyonu, yeni ziyaretçi yönetim adımları, uluslararası sergiler ve Türkiye-Japonya dostluğunun kültürel boyutuyla birleştiğinde bu gelişme, yalnızca bir arkeolojik buluntu değil, aynı zamanda evrensel bir kültürel miras hareketine dönüştü.

Göbeklitepe’nin 30’uncu yılındaki bu özel keşif, “12 bin yıllık hafıza yeniden ayağa kalktı” sözünü adeta somutlaştırıyor.

Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı

Yayınlama: 21.09.2025 09:00
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.