AB’de göç gündemi sertleşti

Avrupa Parlamentosu’nun 19-20 Mart zirvesi için hazırladığı basın kitinde, göç başlığında geri dönüş kuralları ve güvenli ülke listesi öne çıktı.

AB göç politikası
AB göç politikası

AB göç politikası, 19-20 Mart 2026 tarihlerinde yapılacak Avrupa Konseyi zirvesi öncesinde yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Avrupa Parlamentosu’nun zirve için hazırladığı basın kitinde, liderlerin ele alacağı başlıklar arasında göç özel bir yer tutarken, Parlamento kanadında özellikle geri dönüş politikası ile güvenli üçüncü ülke ve güvenli menşe ülke düzenlemeleri öne çıktı.

Basın kitine göre zirvede Orta Doğu’daki askeri tırmanma, Ukrayna savaşı, Avrupa’nın güvenlik ve savunma başlıkları, uzun vadeli bütçe, tek pazar ve rekabetçilikle birlikte göç konusu da ele alınacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın 19 Mart sabahı devlet ve hükümet başkanlarına hitap etmesi, ardından da basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Parlamento, zirve öncesi önceliklerini 11 Mart’ta Kıbrıs Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Marilena Raouna ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapılan oturumda tartıştı. Bu çerçevede göç başlığı, zirve gündeminin ana dosyalarından biri olarak yeniden şekillendi.

Geri dönüş reformu öne çıktı

Basın kitinde yer alan bilgilere göre, Avrupa Parlamentosu’nun Sivil Özgürlükler Komitesi 9 Mart’ta, AB’de yasa dışı durumda bulunan üçüncü ülke vatandaşlarına ilişkin geri dönüş politikasının reformuna yönelik tutumunu kabul etti. Taslak düzenleme, Temmuz 2027’ye kadar tüm üye devletlerin diğer AB ülkeleri tarafından verilen geri dönüş kararlarını tanımasını ve uygulamasını öngören bir Avrupa geri dönüş emri getiriyor.

Düzenleme, iş birliği, gönüllü dönüş ve gerektiğinde gözaltı uygulamalarına ilişkin açık kurallar içeriyor. Metinde, aileler ve refakatsiz çocuklar için güvenceler de yer alıyor. Geri dönüş kararı verilen üçüncü ülke vatandaşlarının yetkililerle iş birliği yapması gerekecek ve kendilerine gönüllü dönüş imkânı sunulabilecek.

Aynı metne göre, etkili ve zamanında geri dönüşün hazırlanması amacıyla üçüncü ülke vatandaşları, örneğin yetkililerle iş birliği yapmadıkları, kaçma riski taşıdıkları, güvenlik riski oluşturdukları ya da zamanında sınır dışı edilmeyi engelleyen başka ilgili etkenlerin bulunduğu durumlarda gözaltında tutulabilecek. Bu sürenin 24 aya kadar uzayabileceği belirtiliyor.

Giriş yasağı ve güvenli ülke yaklaşımı genişliyor

Parlamento basın kitinde yer verilen bir başka başlık da, geri dönüş kararına uymayan ya da güvenlik riski oluşturan kişiler için AB giriş yasağı uygulaması oldu. Buna göre, gönüllü dönüş için verilen sürede geri dönüş kararına uymayan, sınır dışı işlemine tabi olan ya da güvenlik riski oluşturan üçüncü ülke vatandaşlarına AB giriş yasağı verilecek. Bu yasağın süresi, her dosyanın kendi koşullarına göre belirlenecek ve güvenlik riski olarak değerlendirilen durumlarda kalıcı da olabilecek.

Göç dosyasının ikinci önemli ayağını ise güvenli menşe ülke listesi ile güvenli üçüncü ülke kavramına ilişkin düzenlemeler oluşturdu. Avrupa Parlamentosu, 10 Şubat’ta AB için güvenli menşe ülke listesinin oluşturulmasını onayladı ve güvenli üçüncü ülke kavramının uygulanmasına ilişkin düzenleme üzerinde varılan anlaşmayı kabul etti.

Listede Bangladeş, Kolombiya, Mısır, Kosova, Hindistan, Fas ve Tunus yer alıyor. Bu ülkelerden gelen başvuru sahiplerinin, kendi durumlarında bu hükmün uygulanmaması gerektiğini; yani geri gönderilmeleri halinde zulüm korkusu ya da ciddi zarar riski bulunduğunu kanıtlamaları gerekecek. Komisyonun, listedeki ülkelerde ve aday ülkelerde durumu izleyeceği ve koşullar değişirse buna göre hareket edeceği kaydedildi.

Üçüncü ülke bağlantısı kriteri gündemde

Yeni çerçeveye göre AB ülkeleri, sığınmacının vatandaşı olmadığı bir üçüncü ülke için de güvenli üçüncü ülke kavramını uygulayabilecek. Bu durumda başvuru kabul edilemez sayılabilecek. Bunun için üç koşuldan birinin bulunması gerekiyor.

İlk koşul, başvuru sahibi ile ilgili üçüncü ülke arasında bir bağ bulunması. Aile üyelerinin o ülkede olması, kişinin daha önce o ülkede bulunmuş olması ya da dilsel, kültürel veya benzeri bağların varlığı bu kapsamda değerlendirilebilecek. İkinci koşul, başvuru sahibinin AB’ye gelirken bu üçüncü ülkeden transit geçmiş olması ve orada etkili koruma talebinde bulunabilecek durumda olması. Üçüncü koşul ise, refakatsiz çocuklar hariç olmak üzere, sığınmacıların kabulüne ilişkin üçüncü ülkeyle ikili, çok taraflı ya da AB düzeyinde bir anlaşma veya düzenleme bulunması.

Bu başlıklar, Avrupa Konseyi zirvesinde göç dosyasının nasıl sertleştiğini gösteren ana unsurlar arasında yer aldı. Parlamento, bu yaklaşımı yalnızca sınır yönetimi açısından değil, ortak tanıma ve uygulama mekanizması üzerinden tüm AB’ye yayılan bir yapı olarak ortaya koyuyor.

Müzakere süreci mart sonunda devam edecek

Parlamento, geri dönüş reformuna ilişkin Konsey ile müzakere yetkisini 26 Mart’ta oylayacak. Bu adım, Parlamento ile üye devletler arasında göç dosyasındaki müzakerelerin yeni aşamasını başlatacak.

Basın kitinde göç başlığı, zirvenin diğer güvenlik ve dış politika gündemleriyle birlikte ele alındı. Orta Doğu’daki askeri tırmanma, Ukrayna savaşı, güvenlik ve savunma, tek pazar ve rekabetçilik gibi dosyalarla aynı çerçevede yer alması, göç konusunun AB’nin genel siyasi yönelimi içindeki ağırlığını da yansıtıyor.

Parlamento tarafının metninde, reformların hem üye devletler arası tanıma yükümlülüğünü artırdığı hem de geri dönüş, giriş yasağı ve kabul edilemezlik süreçlerini daha belirgin hale getirdiği görülüyor. Bu tablo, zirve öncesinde AB kurumlarının göç dosyasında daha sıkı ve daha ortak bir uygulama hattına yöneldiğini ortaya koyuyor.

Avrupa Parlamentosu’nun 19-20 Mart zirvesi için hazırladığı basın kitinde göç, yalnızca teknik bir mevzuat başlığı olarak değil, Avrupa’nın güvenlik, sınır ve siyasi gündeminin ana dosyalarından biri olarak sunuldu. Geri dönüş kararlarının AB çapında tanınması, 24 aya kadar gözaltı imkânı, giriş yasakları ve güvenli ülke yaklaşımının genişlemesi, bu çerçevenin temel başlıklarını oluşturdu.

Zirve gündemine giren bu düzenlemeler, Parlamento kanadında göç politikasının daha sıkı kurallarla yeniden yapılandırıldığını gösteriyor. Gözler şimdi hem 26 Mart’taki müzakere yetkisi oylamasında hem de liderlerin zirve sonrasında vereceği siyasi mesajlarda olacak.

Kaynak: AB Komisyonu

Yayınlama: 20.03.2026 16:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.