Atı alan Üsküdar’ı geçer mi: TÜRSAB’da tartışma
Şahin ÖZTOP yazdı:
TÜRSAB genel kurulu öncesi meşruiyet tartışması büyüyor

26.TÜRSAB Genel Kurulu öncesinde katılım ve oy hakkı tartışmaları büyüyor. Şahin Öztop, meşruiyet ve temsil krizini köşesine taşıdı.
26. TÜRSAB Genel Kurulu yaklaşırken, birliğin içinde uzun süredir konuşulan meşruiyet tartışmaları yeniden alevlendi. Katılım listeleri, oy hakkı ve üyelerin bilgilendirilme süreci, sektörün vicdanında derin bir soru işareti bıraktı. Görünen o ki, bu yılki seçim sadece sandıktaki oyları değil, TÜRSAB’ın demokratik meşruiyetini de sınayacak.
Şahin ÖZTOP yazdı: “Atı alan Üsküdar’ı geçer mi?”
26. Genel Kurul’a katılmak bu yıl hiç olmadığı kadar meşakkatli. Birlik, BTK’lar aracılığıyla katılacak üyelerin listesini hazırlamış durumda. Ancak o listede adınız yoksa, oy hakkınız da yok.
Peki bu liste oluşturulurken bir duyuru yapıldı mı?
Ben duymadım.Görülüyor ki TÜRSAB, kendi hukukunu kendi penceresinden yorumlama alışkanlığını sürdürmekte kararlı. Kongre kararları alınırken üyelerin iradesi, demokratik katılım ilkesiyle değil, mevcut düzenin konforuyla şekilleniyor.
Evet, bin kişilik bir salon dolabilir.
Evet, istenen kararlar da kolayca alınabilir.
Ama bütün bunlar meşruiyet tartışmasını ortadan kaldırmaz. Çünkü temsil edilmeyen irade, onay vermeyen üye, yok sayılan hak — bütün bunlar bir gün mutlaka karşılığını bulur.Bu daha başlangıç…
Seçimden sonra karşılaşacağımız tabloyu kimse hafife almasın: hacizlerle boğuşan acentalar, kapanan ofisler, ekonomik dar boğaz içinde bir sektör.
Bütün bunlar olurken TÜRSAB yönetimi “konjonktüre uyum” göstermekte pek mahir görünüyor.Oysa asıl soru basit:
Kaç üye size hakkını helal eder?
Belki bu soruyu kendinize sormaya cesaret edemezsiniz.Bugün üyeler sessiz olabilir, ama sessizlik hiçbir zaman onay anlamına gelmez.
Umudumuz; sürecin adil, şeffaf ve hukuka uygun şekilde yürütülmesinde — Turizm Bakanlığı ve seçim kurullarının gözetiminde.Gerçek şu ki:
Bu kadarına gerek var mıydı?
Atı alan Üsküdar’ı geçti belki…
Ama bu kez HGS’den değil, vicdandan geçecek.Saygılarımla,
Şahin ÖZTOP