Bitlis tanıtım günlerinde bir ressam :Nezir Léonard Korkmaz
Bitlis Tanıtım Günleri İstanbul’da başladı. Aslen Bitlis-Hizanlı olan ressam Nezir Léonard (Nezko) Korkmaz, çocukluk yıllarında başlayan sanat yolculuğundan Fransa’daki uluslararası sergilere uzanan çalışmalarını ziyaretçilere sundu. Sanatçı, kataloglarında yer alan sanat anlayışı ve sanat felsefesiyle dikkat çekti.

Ressam Nezir Léonard Korkmaz’ın eserleri Bitlis Tanıtım Günleri’nde sergilendi. Sanatçı ile yolculuğunu, sanat üslubu ve uluslararası değerlendirmelerini konuştuk.
İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen Bitlis Tanıtım Günleri, 13–16 Kasım tarihleri arasında binlerce yıllık tarihi, kültürel mirası ve yöresel değerleri İstanbullularla buluşturdu. Etkinlikte öne çıkan isimlerden biri, sanat yaşamı Bitlis’ten Fransa’ya uzanan ressam Nezir Léonard (Nezko) Korkmaz oldu.
Sanatçı, sergilediği eserlerle ziyaretçilerin ilgisini çekerken, Turizm Politika’ya hem biyografisini hem de sanat anlayışının temelini oluşturan düşünsel yaklaşımını anlattı. Sergi alanında sanatçının yaşam öyküsü, eserlerinin tarihsel serüveni ve sanat felsefesine dair bilgiler ilk kez geniş biçimde ele alındı.
Bitlis’te başlayan bir yaşam ve sanat yolculuğu
Korkmaz, Bitlis-Hizan’ın Düzköy (Hirit) köyünde doğdu. Altı yaşında Tatvan’a taşındı. Çocukluk yıllarında köyde konuşmaya başlamadan önce çizime yöneldiğini, okuma yazma öğrenmeden resimle ifade kurduğunu belirtiyor. İlk resim deneyimleri, öğretmenlerinin dikkatini çekecek kadar güçlüydü.
Tatvan’ın ardından İstanbul’a gelen Korkmaz, Güzel Sanatlar Akademisi giriş sınavına katıldı. Üç gün süren sınavda 30’dan fazla desen çizdi ve akademiye kabul edildi. Perspektif, anatomi ve desen eğitimleri aldı; Fındıklı ve Bağlarbaşı atölyelerinde çalışmalar yaptı.
Sanatçı, Venedik ve Floransa’da bulunduğu yılların ardından 1984’te Fransa’ya yerleşti. Avrupa’da birçok karma ve kişisel sergiye katıldığı; “Yolcular” adlı tablosunun Belçika International des Art Contemporain Academisi tarafından altın madalya ile ödüllendirildiği bilgisini bizler ile paylaştı.

Sanatçının kendine özgü üslubu
Nezko, kendisinden önce gelenlerin izleri olmadan var olamayacak bir sanatçıdır. Sanatçı, görünmez bağları yeniden kurarak geleneği ve modernliği birleştiriyor. Bu bağlar, farklı eğilimleri ve resimsel araştırmaları ortak bir çerçeve içinde buluşturuyor. Tuvalinde büyük sanat macerasının bilinçaltına yerleşmiş imgeler bulunur.
Yeni biçimsel araştırmalar ile eski resim gelenekleri arasında ince bir dokuma oluşturur. Hem çağdaş etkiler hem de sanat tarihinin büyük referansları eserlerinde belirgindir. En canlı plastik kompozisyonlar ile kültürel hafızanın zengin yapısı aynı yüzeyde yer alır. Sanatçı, geçmiş ile modern çağ arasında doğal bir bağ kurar; eski ile yeninin iç içe geçtiği özgün bir bütünlük ortaya çıkar.”
Jean-Manuel Gabert: “Nezko’nun resimleri güçlü bir görsel hafızanın ürünüdür”
Jean-Manuel Gabert, sanatçı için şu değerlendirmeyi yapar:
“Nezko’nun eserleri güçlü bir görsel kimliğe sahiptir. Renk kullanımı, modern estetik araştırmaları ve kültürel hafızanın katmanları bir araya gelir. Eserlerinde geleneksel biçimlerin araştırılması ile çağdaş tekniklerin birleşimi doğal bir uyum oluşturur.”
Sanat Felsefem
“Sanatımda en çok üzerinde durduğum konulardan biri, teknolojinin insan yaşamındaki etkisidir. Makineleri yalnızca birer makine olarak görmüyorum; onları bizi tamamlayan, zihnimizin ve organlarımızın bir uzantısı olarak görüyorum. İçinde bulunduğumuz çağ geri dönüşü olmayan bir ilerleme dönemidir ve hepimiz, sanki küçük bir logo ya da kimlik numarası gibi bu sistemin içinde yol alıyoruz. Teknoloji, insanı dönüştüren çok güçlü bir etkendir.
Bugünün insanını ben ‘hibrid’ olarak tanımlıyorum. Çünkü kişi hem kendi kültürel mirasını taşır, hem de teknoloji sayesinde modern bir kimliğe sahip olur. Bu ikilik, insanın varoluşunda artık kaçınılmaz bir gerçekliktir.
Sanatta da aynı dönüşümü görüyorum. Teknoloji yalnızca araçları değil, düşünme biçimlerimizi, malzemeyi, kompozisyonu ve estetik tercihleri de değiştiriyor. Klasik formları yeniden yorumlamak, çağdaş malzemelerle yeni anlamlar kurmak bugün sanatçının temel görevlerinden biridir.
Benim için sanat, yalnızca geçmişe ait bir alan değildir. Toplum değiştikçe, insanın ihtiyaçları ve algısı değiştikçe sanat da sürekli dönüşmek zorundadır. Bu yüzden resimlerimde hem geleneğin izleri hem de bugünün teknolojik düşüncesi iç içe bulunur. Sanat, insanla birlikte yaşayan ve onunla birlikte evrilen bir varlıktır.”
Bitlis Tanıtım Günleri’nde yoğun ilgi
Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde kurulan etkinlik alanında Bitlis’in tarihi, kültürü, doğası ve yöresel ürünlerinin tanıtıldığı bölümlerin yanında, Korkmaz’ın eserleri özel bir ilgi gördü.
Ziyaretçiler, sanatçının Bitlis’teki çocuk yıllarından Paris ve Brüksel’deki uluslararası sergilere uzanan üretim serüvenini belgeleyen eserleri yakından inceleme fırsatı buldu.
Kaynak: Röportaj