Didim’de sit kararı köylüyü mağdur etti

İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Didim Yalıköy’de 1989’da iskan edilen ailelere satılan tarım arazilerinin sit alanı ilan edilmesiyle yaşanan mağduriyetleri TBMM gündemine taşıdı.

Köylü üretimden koptu
Celal Başkan sordu


Didim Yalıköy’de 36 yıl önce köylülere satılan arazilerin sit alanı ilan edilmesi TBMM gündemine taşındı. Milletvekili Celal Fırat konuyu Bakan Ersoy’a sordu.

İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Didim’in Yalıköy Mahallesi’nde 1989 yılında iskan edilen yurttaşlara satılan tarım arazilerinin sit alanı ilan edilmesiyle ortaya çıkan sorunları Meclis gündemine taşıdı. Fırat, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yazılı olarak yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, kararın bölge halkının geçim kaynaklarını doğrudan etkilediğini belirtti.

36 yıl sonra gelen sit kararı

Fırat’ın sunduğu önergede, Atatürk Barajı nedeniyle Adıyaman ve Urfa’dan göç eden yurttaşların 1989’da Aydın’ın Didim ilçesi Yalıköy bölgesine yerleştirildiği hatırlatıldı. Devletin bu ailelere tarımsal üretim yapabilmeleri için bedeli karşılığında arazi sattığı, o dönemde ilgili kurumların söz konusu arazilerin herhangi bir kültürel ya da arkeolojik nitelik taşımadığı yönünde resmi bildirimde bulunduğu ifade edildi.

Aradan 36 yıl geçtikten sonra, köylülere herhangi bir bilgilendirme yapılmadan bu arazilerin büyük bölümünün sit alanı ilan edildiği belirtildi. Fırat, kararın ardından yüzlerce ailenin tarımsal faaliyetlerde bulunamaz hale geldiğini, yapı ve sulama tesislerinin yasaklandığını, mülkiyet haklarının zedelendiğini dile getirdi.

Somut arkeolojik bulgu yok iddiası

Önergede, sit alanı ilan edilen bölgelerde somut bir arkeolojik yapı, höyük ya da bilimsel olarak belgelenmiş kültürel varlık bulunmadığı, alanların çoğunun yalnızca geçmiş yıllardaki taş ocaklarından kalma kırık taş yığınlarından ibaret olduğu iddia edildi.

Fırat, devletin bedel karşılığında satışını yaptığı bu arazilerin tamamının yıllar sonra sit alanı kapsamına alınmasının idari bir tutarsızlık yarattığını savundu. Ayrıca, köylülerin süreçte bilgilendirilmemesi ve geniş sit sınırlarının herhangi bir bilimsel rapor paylaşılmadan belirlenmesinin ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguladı.

Bakan Ersoy’a yöneltilen sorular

Soru önergesinde, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istenen altı temel soru yer aldı. Fırat, sit ilanının hangi bilimsel rapor ve gerekçelere dayandığını, bu raporların kimler tarafından ve ne zaman hazırlandığını sordu.

Ayrıca, bölgede somut kültürel varlık bulunmamasına rağmen tüm alanın koruma altına alınmasının gerekçesini öğrenmek istedi. Fırat, 1989’da devletin satış yaptığı bu arazilerin bugün “kullanılamaz” hale getirilmesinin hukuki bir çelişki oluşturup oluşturmadığını da gündeme taşıdı.

Mağduriyetler ve çözüm çağrısı

Milletvekili, Didim Yalıköy’de sit kararı nedeniyle tarım yapamaz hale gelen ailelerin mağduriyetinin giderilmesi için eşdeğer nitelikte yeni arazilerin tahsis edilip edilmeyeceğini sordu. Ayrıca, süreç kesinleşene kadar basit tarımsal faaliyetlerin ve mevcut yapıların kullanımına izin verilmemesinin nedenini de öğrenmek istedi.

Önergenin TBMM Başkanlığı’na 17 Aralık 2025 tarihinde sunulduğu, 15 günlük yanıt süresinin devam ettiği belirtildi.

Didim Yalıköy’deki sit alanı kararı, tarımsal üretimle geçinen yüzlerce ailenin ekonomik yaşamını doğrudan etkiliyor. Köylüler üretimden koparken, gözler Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği yanıta çevrildi.

Kaynak: TBMM

Yayınlama: 25.12.2025 12:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.