Günlük kiralama güvenliği tartışılıyor

TurizmPolitika’ya konuşan ETİK Başkanı Mehmet İşler, günlük kiralama uygulamalarının güvenlik, denetim ve rekabet dengesi açısından çok yönlü etkiler doğurduğunu söyledi.

Mehmet İşler günlük kiralama uygulamalarını değerlendirdi.
Mehmet İşler günlük kiralama uygulamalarını değerlendirdi

Günlük kiralama uygulamaları, konaklama sektöründe güvenlik, denetim ve rekabet dengesi başlıklarıyla yeniden gündeme geldi. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, TurizmPolitika’ya verdiği özel röportajda dijital ilan sitelerinde yer alan “turistik günlük kiralık daire” ilanlarını değerlendirdi.

İşler, ilan sitelerinde ortak olarak “Turistik Günlük Kiralık Daire” ibaresinin yer aldığını belirterek, farklı büyüklük ve donanımlarda, bazıları oldukça düşük fiyatlı ilanların dikkat çektiğini söyledi. Bu konutların büyük bölümünün şehir merkezlerinde bulunduğunu, tatilden çok günübirlik, birkaç saatlik ya da birkaç günlük iş ve ziyaret amaçlı tercih edildiğinin düşünülebileceğini ifade etti.

Rekabet dengesi ve sektör kuralları

İşler’e göre bu alan, konaklama sektörünün rekabet dengelerini etkileyen birçok unsuru içinde barındırıyor. Güvenlikten hizmet kalitesine, fiyatlamadan vergilendirmeye kadar turizmin temel kurallarının uygulanıp uygulanmadığının tartışılması gerektiğini vurguladı.

Bazı yapılarda tüm dairelerin kiralandığını, bazı çok daireli binalarda ise bir ya da birkaç dairenin günlük kiraya verildiğini belirten İşler, bu durumun sektörel kurallar ve denetim mekanizmaları açısından kapsamlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Güvenli turizm algısı ve denetim ihtiyacı

Konaklama tesislerinin güvenlik, yangın, hijyen ve kayıt sistemleri açısından sıkı denetimlerden geçtiğini hatırlatan İşler, dünyada bir akım olarak başlayan ve Airbnb ile yaygınlaşan bu uygulamaların turizm sektörünün tabi olduğu tüm kurallara uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Yurtdışından yapılan rezervasyon bedellerinin yurtdışındaki hesaplara yatırılması gibi uygulamalara dikkat çeken İşler, özellikle güvenlik, yangın, hijyen ve kayıt sistemleri açısından denetimin zorunlu olduğunu dile getirdi. Bu tür yerlerin güvenlik konusunda tehdit oluşturabildiğini, denetimlerin ise çoğunlukla şikayete bağlı gerçekleştiğini söyledi.

İşler, güvenliğin huzurlu bir tatilin öncelikli anahtarı olduğunu belirterek, olumsuz örneklerin Türkiye’nin yurtdışındaki “Güvenli Turizm” algısını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

Tanıtım ve ülke imajı boyutu

Türkiye’nin yurt dışında güvenli ve kontrollü turizm modeliyle tanıtıldığını hatırlatan İşler, denetimi sınırlı konaklama türlerinin olumlu ülke tanınırlığı açısından risk oluşturabileceğini ifade etti. Turistin yalnızca doğal ve tarihi değerleri değil, aynı zamanda güvenliği de öncelikli olarak değerlendirdiğini söyledi.

Rastgele dijital mecralarda “Günlük Kiralık Turistik Daire” ibareleriyle sunulan konaklamalarda ödeme sürecinin dahi risk oluşturabileceğini belirten İşler, konaklama sunulan yerin ve ödeme yapılan hesabın doğruluğunun sorgulanması gerektiğini ifade etti. Bu durumun ülke algısında olumsuz etkiler yaratabileceğini dile getirdi.

Standartlar ve sürdürülebilirlik

Türkiye’nin konaklama standartları ve güvenlik kriterleri açısından dünya ile rekabet eden bir ülke konumunda olduğunu belirten İşler, özellikle pandemi döneminde bu standartların yükseltildiğini söyledi. Belgeler ve sürekli denetimlerle sistemin kalıcı hale getirildiğini ifade etti.

Günlük kiralamaların kayıt dışı kaldığında devleti vergi kaybına uğrattığını belirten İşler, bu yapıların çoğunun kalıcı yatırım ve istihdam üretmediğini söyledi. Yasal prosedürlere tam uyan tesislerin gelir kaybına uğramasının uzun vadede sektör sürdürülebilirliğini etkileyebileceğini dile getirdi.

Mevzuat ve uygulama

İşler, 23 Aralık 2023 tarihinde yürürlüğe giren “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik” ile mevzuatın oluşturulduğunu hatırlattı. Çeşitli şehirlerde bilgilendirme toplantıları yapıldığını ancak uygulamada belirsizlikler bulunduğunu ifade etti.

Konut uygunluğundan belge, kayıt, vergi ve güvenlik denetimlerine kadar birçok konunun farklı kurumların görev alanına girdiğini belirten İşler, personel ve uzman eksikliği nedeniyle rutin denetimlerin yeterince yapılamadığını söyledi. Mevzuatın, görev dağılımındaki belirsizlikler nedeniyle tam işlev kazanamadığını kaydetti.

Gelecek planlaması ve yol haritası

Turizmde rekabet gücünün korunması için konaklama kalitesi kadar denetimin de güçlü olması gerektiğini vurgulayan İşler, sektörün kendi kendini denetlemesi için birlik ve federasyonların yetkilendirilmesini istediklerini söyledi. Sektörün sorun ve açıklarını en iyi kendisinin bildiğini ifade etti.

Konaklama sektörünün korunmasının denetimden muaf tutulmakla değil, önündeki engellerin kaldırılmasıyla mümkün olacağını belirten İşler, haksız rekabet yaratan unsurların ortadan kaldırılması, maliyetlerin düşürülmesi, vergi yapısının gözden geçirilmesi ve eğitimli insan gücünün artırılmasının önemine dikkat çekti.

TurizmPolitika’ya konuşan Mehmet İşler, günlük kiralama uygulamalarının güvenlik, denetim, vergi ve rekabet dengesi açısından çok boyutlu ele alınması gerektiğini ifade etti. Mevzuatın mevcut olduğunu ancak etkin uygulama ve koordinasyon ihtiyacının sürdüğünü belirtti. Türkiye turizminin güçlü konumunu koruması için standartların ve denetim mekanizmalarının önemine vurgu yaptı.

Kaynak: Röportaj

Yayınlama: 12.02.2026 11:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.