Harran Mezopotamya’nın kadim mirasını yaşatıyor

Harran, Şanlıurfa’nın güneydoğusunda yer alan ve Mezopotamya’nın en eski yerleşimlerinden biri olan tarihi bir kenttir. Kadim mimarisiyle turistlerin ilgisini çekmektedir.

Harran’daki meşhur konik kubbeli evlerden bir kare
Harrandaki meşhur konik kubbeli evlerden bir kare

Mezopotamya’nın en eski kentlerinden Harran, tarihi mirası, kubbeli evleri ve İslam dünyasındaki yeriyle dikkat çekiyor. Şimdi yeniden keşfediliyor.

Harran Mezopotamya’nın kadim mirasını yaşatıyor
Mezopotamya’nın kalbinde, Şanlıurfa’nın 44 kilometre güneydoğusunda yer alan Harran, binlerce yıllık geçmişi ve özgün kültürel dokusuyla dünyanın hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biridir. Ay tanrısına adanmış ilk şehirlerden biri olan Harran, tarih boyunca bilim, ticaret ve inanç merkezlerinden biri olarak önemini korumuştur.

Tarih boyunca kesişen yolların şehri
Harran” ismi, Sümerce ve Akatçadaki “haran-u” kelimesinden türetilmiştir ve “seyahat”, “kervan” ya da “kesişen yollar” anlamına gelir. Adı ilk kez MÖ 2250’ye tarihlenen Ebla tabletlerinde geçmektedir. Akdeniz’den Dicle Nehri’ne uzanan ticaret yollarının tam merkezinde yer alması, Harran’ı antik çağlarda önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline getirmiştir.

Harran
Harran

Tarihi kaynaklarda Tevrat’ta geçen Haran ile özdeşleştirilen kent, Hz. İbrahim’in Filistin’e gitmeden önce yaşadığı yer olarak bilinir. İslam tarihçileri Harran’ı Hz. Nuh’un torunlarından Kaynan’a ya da Hz. İbrahim’in kardeşi Aran’a atfeder. Bu nedenle “Hz. İbrahim’in Şehri” olarak da anılır.

Bilimin ve inancın merkezi: Harran Üniversitesi ve Harran Ekolü
İslam öncesinden itibaren bilginlerin yetiştiği Harran’da, dünyaca ünlü Harran Üniversitesi miladi 8. yüzyılda büyük bir ilim merkezi haline gelmiştir. Burada astronomi, matematik ve felsefe gibi bilim dallarında çalışmalar yapılmış; Battani ve İbn-i Teymiyye gibi bilim insanları yetişmiştir. Paganist Harran halkı, Güneş ve Ay gibi gök cisimlerine tapınmalarıyla bilinirken, zamanla İslam dünyasında önemli bir eğitim merkezi haline gelmiştir.

Emevi Halifesi II. Mervan’ın 744’te Harran’ı başkent yapmasıyla şehir büyük bir gelişme yaşamıştır. Abbasi Halifesi Harun Reşit döneminde de Harran Üniversitesi dünya çapında bir üne kavuşmuştur.

Harran Evleri
Harran Evleri

Mimarisiyle büyüleyen bir açık hava müzesi
Bugün Harran, geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılarıyla adeta bir açık hava müzesi niteliği taşımaktadır. Elips şeklindeki şehir surları, 8 kapı ve 187 burçtan oluşmaktadır. Şehri çevreleyen bu surların dışında savunma amaçlı kullanılan hendekler yer alır. Günümüzde ayakta kalan Halep Kapısı, surların görkemli geçmişine dair önemli bir tanıktır.

Harran Kalesi, surların güneydoğusunda yer alır ve kentin iç kalesidir. Ulu Cami, Anadolu’nun ilk anıtsal camisi olma özelliğini taşır. Şadırvanı, revaklı avlusu ve taş süslemeleriyle İslam mimarisinin erken dönem örneklerinden biridir.

Kaynak: Derleme

Yayınlama: 14.07.2025 10:31
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.