Kırmızı Medrese: Cizre’nin tarih ve bilim yuvası
Kırmızı Medrese, mimarisi, tarihsel önemi ve dini yapılarıyla Cizre’nin kültürel zenginliğini gözler önüne seriyor. Tarihe ve sanata ilgi duyan gezginler için mutlaka görülmesi gereken bir durak olan bu eşsiz yapı, kırmızı tuğlalarında tarih, bilim ve sanatın izlerini taşıyor.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde yer alan Kırmızı Medrese, 14. yüzyıldan günümüze kadar ulaşan bir tarih ve ilim merkezi olarak dikkat çekiyor. Mimari güzellikleri, dini önemi ve kültürel zenginlikleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor.
Mimari özellikleri
Kırmızı Medrese, Cizre’nin merkezindeki Dağkapı Mahallesi’nde, eski sur kalıntıları üzerine kurulmuş bir külliyedir. Açık avlulu ve iki eyvanlı yapısıyla dikkat çeken medrese, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir plana sahiptir.
Avlu ve revaklar: 15.16 x 18.95 metre boyutlarındaki dikdörtgen avlu, dört bir yandan revaklarla çevrilidir. Revakların arkasında yer alan öğrenci odaları ve dershaneler, medresenin eğitim merkezli yapısını ortaya koyar.
Mescit: Güney kanatta yer alan mescit, zarif mihrabı ve üç kubbeli yapısıyla dikkat çeker. Mihrabın sağında dolap nişi, solunda türbe giriş kapısı bulunmaktadır.
Türbe: Mescidin bitişiğindeki türbe, ünlü Kürt âlimi Molla Ahmed-i Cezirî’ye adanmıştır. Alt katı mezar odası, üst katı ise münazara odası olarak kullanılan türbe, içerdiği yedi şahideli mezarıyla bölgenin kültürel zenginliğini yansıtır.
Tarihsel önemi
Kırmızı Medrese, II. Han Şeref Bey tarafından, Akkoyunlu egemenliğine son verilmesi şerefine adak olarak yaptırılmıştır. İslam dünyasında bir yüksek öğrenim merkezi olarak kullanılan medrese, birçok âlimin yetişmesine ev sahipliği yapmıştır. Kürt edebiyatının önemli isimlerinden Molla Ahmed-i Cezirî’nin burada eğitim aldığı ve eserlerini verdiği bilinmektedir.
Restorasyon ve günümüzdeki kullanım
2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen Kırmızı Medrese, mescit ve Kur’an kursu olarak kullanılmaya başlanmıştır. Türbe ise hala ziyarete açıktır. Medrese, çevresindeki modern binaların arasında tarihi dokusunu koruyarak adeta bir tarih adası gibi yükselmektedir.
Turizm ve kültürel önemi
Kırmızı Medrese, Cizre’nin diğer tarihi yapıları olan Nuh Türbesi, El-Cezeri’nin Türbesi ve diğer eserlerle birlikte bölgenin zengin kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturur. Ziyaretçiler, bu külliyede 14. yüzyılın mimari ve kültürel dokusunu keşfedebilirler.