Milli parklar için rant uyarısı

Milli Parklar Kanunu teklifi TBMM’de görüşülürken CHP, düzenlemenin koruma alanlarını rant odaklı yatırımlara açabileceğini savundu ve teklifin geri çekilmesini istedi.

Milli Parklar Kanunu
Milli Parklar Kanunu

Milli Parklar Kanunu kapsamında hazırlanan 230 sıra sayılı Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye devam ediyor. CHP Grubu adına konuşan Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, teklifin görünüşte koruma içerdiğini ancak uygulamada korunan alanları rant odaklı kullanımlara açabileceğini savundu. Gürer, düzenlemenin bütüncül bir doğa koruma yaklaşımı taşımadığını ifade etti.

Teklifin 56 milletvekilinin imzasıyla Meclise sunulduğunu hatırlatan Gürer, kanun hazırlık süreçlerinde milletvekillerinin etkin rol almadığını öne sürdü. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında birçok düzenlemenin benzer yöntemle getirildiğini belirten Gürer, bazı maddelerin daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini söyledi.

668 korunan alan vurgusu

Kanun teklifinin millî park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı ve yaban hayatı geliştirme sahaları olmak üzere 668 alanı kapsadığını belirten Gürer, bu bölgelerin doğal ve kültürel değerler açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Söz konusu alanların yalnızca korunması değil, gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti.

Teklifte yer alan bazı düzenlemelerin yerel katılım, bilimsel danışma ve şeffaflık ilkelerini yeterince içermediğini savunan Gürer, ilgili sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin sürece dâhil edilmediğini söyledi.

Enerji ve altyapı düzenlemeleri eleştirildi

Gürer, teklif metninde petrol ve doğal gaz iletim hatları, trafo, haberleşme, su, termal su, atık su ve altyapı tesislerinin korunan alanlarda yapılmasına imkân tanıyan düzenlemeler bulunduğunu belirtti. Bu tür yatırımların millî park sınırları dışında planlanabileceğini ifade ederek, koruma alanlarının bütünlüğünün gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği örneğini hatırlatan Gürer, geçmişte yapılan müdahalelerin alanın bütünlüğünü zedelediğini söyledi. Benzer uygulamaların millî parklar için de risk oluşturabileceğini dile getirdi.

Uzun süreli kiralama ve turizm vurgusu

Turistik yapıların uzun süreli kiralanmasına yönelik düzenlemelere dikkat çeken Gürer, 49 yıllık kiralama sürelerinin 99 yıla kadar uzatılabilmesinin tartışma yarattığını ifade etti. Bu yaklaşımın koruma amacından uzaklaşma riski taşıdığını savundu.

Biyoçeşitliliğin korunması, sulak alanların sürdürülebilirliği ve iklim değişikliğinin etkileri konusunda teklif metninde yeterli düzenleme bulunmadığını belirten Gürer, özellikle su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

Avcılık ve av turizmi başlığı

Teklifte avcılıkla ilgili maddeler de bulunduğunu belirten Gürer, Türkiye’de avcı derneği ve avlak sayılarındaki değişimi rakamlarla paylaştı. 2016 yılında 227 bin olan avcı sayısının 2025’te 360 bine ulaştığını, avlak sayısının ise 1.206’dan 2.234’e çıktığını ifade etti.

“Av turizmi” kapsamında yurt dışından gelen avcıların para karşılığı yaban hayvanlarını avladığını belirten Gürer, bu uygulamanın doğal dengeyi etkileyebileceğini savundu. Anadolu yaban koyunu, yaban keçisi, kızıl geyik ve karaca gibi türlerin korunmasının önemine dikkat çekti.

Niğde’nin Bor ilçesindeki Akkaya Barajı’nda flamingoların yaşam alanında yaşanan kirliliği örnek gösteren Gürer, su kaynaklarının korunmasının yaban hayatı açısından belirleyici olduğunu ifade etti. Doğal alanların korunmasının ortak sorumluluk olduğunu belirterek, teklifin mevcut hâline karşı olduklarını açıkladı.

TBMM Genel Kurulunda Milli Parklar Kanunu teklifine ilişkin görüşmeler sürerken, CHP Grubu düzenlemenin koruma alanlarını ekonomik faaliyetlere açabileceği ve doğa koruma yaklaşımını zayıflatabileceği görüşünü dile getirdi. Kanun teklifinin yasama süreci Genel Kuruldaki oylama aşamasıyla devam edecek.

Kaynak: TBMM

Yayınlama: 18.02.2026 09:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.