Milli parklar için sert uyarı
Milli Parklar Kanunu teklifi TBMM’de görüşülürken DEM Parti, düzenlemenin korunan alanları turizm ve altyapı yatırımlarına açacağını savunarak teklife karşı çıktı.

Milli Parklar Kanunu kapsamında hazırlanan ve bazı kanunlarda değişiklik öngören teklif, TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye devam ediyor. DEM Parti Grubu adına söz alan Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar, teklifin korunan alanları turizm, konaklama ve altyapı yatırımlarına açmayı hedeflediğini savundu. Şenyaşar, düzenlemeye karşı olduklarını açıkladı.
Teklifin 30 maddeden oluştuğunu hatırlatan Şenyaşar, 50 millî park ve yüzlerce tabiat parkının “kamu yararı” gerekçesiyle yatırımlara açılabileceğini ifade etti. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bağlı kuruluş olarak yeniden yapılandırılmasının kurumun yönetim anlayışını değiştireceğini dile getirdi.
Döner sermaye ve plan muafiyeti eleştirisi
Teklifin 9 ve 10’uncu maddeleriyle Genel Müdürlüğe döner sermayeli işletme kurma yetkisi verildiğini belirten Şenyaşar, doğayı korumakla görevli bir kurumun gelir ve kâr odaklı çalışmaması gerektiğini söyledi.
5’inci maddeyle millî parklarda içme suyu temini açısından aciliyet gösteren tesisler için uzun devreli gelişme planı şartının kaldırıldığını aktaran Şenyaşar, bu düzenlemenin ekosistem üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabileceğini ifade etti. Yer altı su seviyelerindeki düşüşe dikkat çekerek su projelerinin planlama dışı bırakılmasının risk oluşturacağını savundu.
Enerji hatları ve altyapı düzenlemeleri
Teklifte korunan alanlarda petrol, doğal gaz ve enerji iletim hatlarının yapılmasına izin verildiğini belirten Şenyaşar, bunun güvenlik ve çevre açısından sonuçları olabileceğini söyledi. Geçtiğimiz yıl Mardin ve Diyarbakır’da elektrik iletim hatlarından kaynaklanan yangınlarda 15 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
2025 yılı içinde Türkiye genelinde 6 bin 800’den fazla orman yangını çıktığını ifade eden Şenyaşar, korunan alanlarda altyapı yatırımlarının yangın riskini artırabileceğini dile getirdi. Millî park ve tabiat parklarında ulaşım, enerji, haberleşme ve su projelerinin “kamu yararı” ve “zaruret” kapsamında mümkün hâle getirildiğini belirtti.
ÇED ve denetim vurgusu
Şenyaşar, teklif metninde çevresel etki değerlendirmesine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını ifade etti. Korunan alanlarda yapılacak her müdahalenin bilimsel raporlarla değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Yapılaşma koşullarını belirleme ve yönetmelik çıkarma yetkisinin tek merkezde toplanmasının idari takdir alanını genişlettiğini dile getiren Şenyaşar, bunun çıkar çatışması ve keyfiyet riskini artırabileceğini söyledi. Yerel ve ekolojik hassasiyetlerin gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Avcılık düzenlemeleri gündemde
Teklifte alan memuru ve av ve doğa koruma memuru kadrolarının tanımlandığını belirten Şenyaşar, yaban hayatını koruma yerine avcılığı düzenleme anlayışının sürdüğünü savundu. Gerekçede yer alan “avcılık faaliyetlerinin kontrol altına alınması” ve “av kaynaklarının millî ekonomiye faydalı şekilde değerlendirilmesi” ifadelerine dikkat çekti.
Doğa koruma mevzuatının işletme mantığına dönüştürüldüğünü öne süren Şenyaşar, teklifin idari denetimi zayıflatabileceğini ifade etti. Sağlıklı çevrede yaşama hakkının korunması gerektiğini vurgulayarak düzenlemeye karşı olduklarını belirtti.
TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerde Milli Parklar Kanunu teklifine ilişkin farklı değerlendirmeler dile getirilmeye devam ediyor. DEM Parti Grubu, düzenlemenin koruma alanlarını ekonomik faaliyetlere açacağı ve denetim mekanizmalarını zayıflatacağı görüşünü savundu.
Kanun teklifinin yasama süreci Genel Kuruldaki görüşmelerle devam edecek. Düzenlemenin nihai şekli, oylama sürecinin ardından netleşecek.
Kaynak: TBMM