Milli parklar teklifi Meclis’te tartışıldı

Milli Parklar Kanunu kapsamında hazırlanan ve bazı kanunlarda değişiklik öngören teklif, TBMM Genel Kurulunda tartışıldı. Yeni Yol Grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, teklifin doğa koruma yaklaşımı yerine işletme anlayışını öne çıkardığını savundu. Özdağ, düzenlemenin mevcut denetim ve hukuki güvenceleri zayıflatabileceğini ifade etti.
Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda görüşülen teklifin Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Çevre ve Plan Bütçe gibi tali komisyonlarda ele alınmadığını belirten Özdağ, kapsamlı bir değerlendirme yapılmadığını dile getirdi. Türkiye’de 50 millî park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı ve 136 sulak alan bulunduğunu hatırlatan Özdağ, gerekçede yer alan yıllık 70 milyon ziyaretçi verisinin koruma ihtiyacından çok işletme mantığını yansıttığını söyledi.
Doğa turizmi vurgusu tartışma yarattı
Teklif metninde yer alan “doğa turizmi potansiyelinin artırılması” ve “korunan alan koridorlarının oluşturulması” ifadelerine dikkat çeken Özdağ, bu yaklaşımın millî parkları ekolojik sığınak olmaktan çıkarıp ekonomik bir gelir alanına dönüştürme riskini taşıdığını ifade etti.
Teklifte geçen “zaruret” ve “kamu yararı” kavramlarının büyük enerji projeleri ve endüstriyel tesisler açısından hukuki zemin oluşturabileceğini belirten Özdağ, özerk mali yapı düzenlemesinin bütçe disiplini ve Sayıştay denetimi dışında kalma riski doğurduğunu söyledi. Şeffaflık konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi.
Yargı denetimi ve mülkiyet hakkı vurgusu
Özdağ, teklifin bazı maddelerinin mülkiyet hakkı ve hukuk devleti ilkesiyle çelişebileceğini savundu. Mevcut düzenlemede kaçak yapıların yıkımı için mahkeme kararı aranırken, teklifin 7’nci maddesiyle bu güvencenin kaldırılarak idareye doğrudan yetki verildiğini belirtti. Bu durumun yargı denetimini zayıflatabileceğini ifade etti.
Personel seçimi ve yetkilendirme kriterlerinin kanun yerine yönetmelikle belirlenmesinin yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesini tartışmalı hâle getirdiğini dile getiren Özdağ, liyakat ilkesinin zedelenebileceğini kaydetti. Ayrıca bazı maddelerin Anayasa Mahkemesi kararlarıyla daha önce iptal edilen düzenlemelerle benzerlik taşıdığını söyledi.
Tahsis ve mali yapı eleştirisi
Teklifte yer alan uzun süreli tahsis ve yatırım izinlerine ilişkin düzenlemelerin millî parkların ticari kullanıma açılması riskini barındırdığını ifade eden Özdağ, plan şartının acil durum gerekçesiyle değiştirilebilmesinin koruma statüsünü zayıflatabileceğini savundu.
Döner sermaye gelirlerinden pay kullanma yetkisinin genel bütçe disiplini dışında bırakılmasının kamu gelirlerinin denetimsiz kullanımına yol açabileceğini belirten Özdağ, bunun Anayasa’nın bütçe hakkına ilişkin hükümleri açısından sakınca doğurabileceğini dile getirdi. Cezaların gelir kalemi hâline getirilmesinin de kamu yararı ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.
Avcılık düzenlemeleri gündemde
Teklifin 22 ve 23’üncü maddelerinde cezaların artırıldığını ancak 24 ve 25’inci maddelerde belge iptali ve yeniden belge verilmesine ilişkin düzenlemeler bulunduğunu belirten Özdağ, bu durumun çelişki yarattığını savundu. Mükerrer ihlallerde getirilen yaptırımların caydırıcılık açısından yetersiz olabileceğini söyledi.
Yasak bölgelerde avlananlara yönelik ceza artışlarının ardından gelen af niteliğindeki düzenlemelerin kamuoyunda soru işaretlerine yol açabileceğini ifade eden Özdağ, doğa koruma iddiasının bu çerçevede zayıflayabileceğini dile getirdi.
Genel Kurulda yapılan konuşmada, teklifin doğa koruma rejimini güçlendirmek yerine yatırım ve gelir odaklı bir modele kapı aralayabileceği yönünde eleştiriler dile getirildi. Özdağ, teklifin mevcut hâliyle yasalaşması durumunda Anayasa Mahkemesine taşınacağını belirtti ve ret oyu vereceklerini açıkladı.
Milli Parklar Kanunu teklifi üzerindeki görüşmelerin ilerleyen oturumlarda da sürmesi bekleniyor. Düzenlemenin yasama sürecindeki seyri, doğa koruma politikaları açısından belirleyici olacak.
Kaynak: TBMM