Sanatçılara açılan davalar TBMM gündeminde
Uşak Milletvekili Ali Karaoba, bazı sanatçılar hakkında açılan davalarla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a yazılı soru önergesi sundu.

Uşak Milletvekili Ali Karaoba, sanatçılara yönelik davalar ve ifade özgürlüğü konularında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın politikalarını TBMM’ye taşıdı.
Uşak Milletvekili Ali Karaoba, sinema ve sanat alanında çalışan bazı sanatçılara yönelik açılan davalar ve yürütülen yargı süreçlerini TBMM gündemine taşıdı.
Karaoba, bu davaların sanat dünyasında yarattığı baskı ortamına dikkat çekerek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu.
Sanatın ve kültürün toplumsal gelişimdeki rolüne vurgu yapan Karaoba, uzun süren ve belirsiz yargı süreçlerinin sanatçılar üzerinde caydırıcı etki yarattığını, ifade özgürlüğünü zedelediğini ve otosansürü teşvik ettiğini belirtti.
“Sanat özgürlüğü, Türkiye’nin kültürel imajı için önemlidir”
Karaoba, önergesinde sanatçıların ve yaratıcı endüstri çalışanlarının, kültürel gelişim ve özgür düşüncenin korunmasında kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.
Özellikle Ayşe Barım davasına atıfta bulunan Karaoba, bu davanın yalnızca bireysel bir hukuk süreci olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin kültür endüstrisinin çalışma koşullarını etkileyebilecek bir örnek teşkil ettiğini dile getirdi.
Milletvekili Karaoba, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sessiz kalmasının hem sanatçıların güvencesiz çalışmasına hem de uluslararası alanda Türkiye’nin kültürel imajının zedelenmesine neden olduğunu belirtti.
Bakanlık ve Adalet Bakanlığı arasında iş birliği var mı?
Uşak Milletvekili Karaoba, önergesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Adalet Bakanlığı ile ortak bir mekanizma geliştirip geliştirmediğini sordu.
Sanatçılara açılan davalar karşısında, bakanlığın nasıl bir politika izlediğini, sanatçıların haklarının korunması ve mağduriyetlerin önlenmesi adına hangi adımların atıldığını öğrenmek istedi.
Karaoba, şu soruların yanıtlanmasını talep etti:
- Ayşe Barım davası gibi sinema sektörü mensuplarına yönelik adli süreçlerde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında bir iş birliği protokolü bulunmakta mıdır?
- Bakanlık, sanatçılara hukuki danışmanlık, tazminat desteği veya itibar iadesi gibi destek mekanizmaları sunmakta mıdır?
- Basın ve sansür baskısı iddialarının önlenmesi için geçmiş yıllarda hazırlanmış veya halen yürürlükte olan politikalar var mıdır?
- Yargı süreçleri nedeniyle projeleri askıya alınan veya sanatçısı engellenen yapımlara telafi desteği sağlanmakta mıdır?
- Sanatçı ve yapımcı örgütleriyle hukuki ve mesleki güvence protokolleri kurulması planlanmakta mıdır?
- Mahkeme süreçlerinde alınan geçici blokaj kararlarının sınırlanmasına yönelik düzenleme girişimleri var mıdır?
“Sanatçıların güvencesi devlet sorumluluğudur”
Karaoba, sanatçıların yalnızca üretim alanlarında değil, yargı süreçlerinde de adil ve güvenli biçimde korunması gerektiğini vurguladı.
Sanatçıların çalışmalarının engellenmesi veya projelerinin askıya alınması durumunda Bakanlığın koruyucu ve destekleyici mekanizmalar geliştirmesinin bir devlet sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Milletvekili, önergesinde ayrıca Türkiye’nin uluslararası sanat camiasındaki imajının korunması için kültür politikalarının özgürlükçü temelde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
TBMM’de değerlendirme süreci başladı
Söz konusu yazılı soru önergesi, 02 Ekim 2025 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunuldu.
Önerge, 28. Dönem 4. Yasama Yılı kapsamında 7/34637 esas numarasıyla kayda geçti.
Meclis kayıtlarına göre, önergenin 15 günlük cevaplanma süresi devam ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un vereceği yanıtın, sanatçılara yönelik davalarda devletin tutumunu ve kültürel ifade özgürlüğü politikalarını ortaya koyması bekleniyor.
Kaynak: TBMM