Şeyh Hamdullah mirası Amasya’da buluştu

Osmanlı hat sanatının ustası yeniden Amasya’da
Osmanlı hat ekolünün kurucusu kabul edilen Şeyh Hamdullah’ın vefatının 505’inci yılı dolayısıyla hazırlanan “Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Yazma Eser Sergisi”, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Amasya’da açıldı.
Sergi, Osmanlı yazı sanatının kurucu isimlerinden biri olan Şeyh Hamdullah’ın ilmî ve sanatsal mirasını doğduğu şehirle yeniden buluşturdu.
Açılışta konuşan Bakan Ersoy, Amasya’nın tarih boyunca ilim, irfan ve sanatla yoğrulmuş bir medeniyet havzası olduğunu belirterek Osmanlı ilim ve sanat dünyasına yön veren birçok ismin bu şehirden çıktığını söyledi.
Hattatların reisi Şeyh Hamdullah
Ersoy, Şeyh Hamdullah’ın bu güçlü tarihsel birikimin içinden doğarak Osmanlı hat üslubunun kurucusu olarak tarihe geçtiğini ifade etti.
Amasya’da aldığı eğitimlerin ardından Şehzade II. Bayezid’in sancak beyliği döneminde hat hocası olarak görevlendirilen Şeyh Hamdullah’ın, Bayezid’in padişahlığıyla birlikte İstanbul’a davet edildiğini hatırlattı.
Bu süreçte Osmanlı’da asırlar boyunca takip edilecek bir hat mektebinin temellerinin atıldığını belirten Ersoy, Şeyh Hamdullah’ın sanat tarihine “Hattatların Reisi” unvanıyla geçtiğini vurguladı.
Yazma eserlerde özgün izler
Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının Şeyh Hamdullah’ın mirasını korumak ve görünür kılmak için yürüttüğü çalışmalardan söz etti.
Şeyh Hamdullah’ın Fatih Sultan Mehmed’in kitaplığı için istinsah ettiği Mesalihu’l-Ebdan ve’l-Enfüs adlı eserin 2012’de, Sultan II. Bayezid için yazdığı Mushaf’ın ise 2015’te tıpkıbasım olarak yayımlandığını hatırlattı.
Ayrıca Meşâriku’l-Envâri’n-Nebeviyye adlı hadis kitabının tıpkıbasımının 2026 yılı Ocak ayında tamamlanmasının planlandığını paylaştı.
Ersoy, “Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Yazma Eser Sergisi”nin, sanatçının hem Amasya ile yeniden buluşmasını sağladığını hem de onun sanatını şehir gündemine taşıdığını söyledi.
Serginin, Sultan II. Bayezid Külliyesi’nde düzenlenmesinin ve II. Bayezid’e özel bir bölüm ayrılmasının anlamlı bir bütünlük oluşturduğunu vurguladı.
Yazma eserlerde Türkiye’nin küresel gücü
Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK)’nin yaklaşık 800 bin yazma ve nadir matbu eseri barındırdığını, bunun İslam ve Türk-İslam tarihinin en büyük entelektüel hafızalarından birini oluşturduğunu ifade etti.
Kurumun, 472 bini aşkın dijital görüntü ve 639 binden fazla künye bilgisini erişime açarak dünyanın en büyük yazma eser portalını oluşturduğunu aktardı.
Ersoy, Rami Kütüphanesi’ndeki kitap şifahanesinde binlerce eserin restorasyonunun tamamlandığını, temizlik ve koruma çalışmalarının bilimsel yöntemlerle sürdürüldüğünü belirtti.
TÜYEK’in yayımladığı yüzlerce cilt eser ve düzenlediği uluslararası sempozyumlarla yazma eser alanında küresel ölçekte bir merkez hâline geldiğini vurguladı.
Kültürden turizme uzanan temaslar
Amasya’daki temaslarını sürdüren Bakan Ersoy, AK Parti Amasya İl Başkanlığını ziyaret ederek teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi.
Ersoy, Türkiye’nin son yıllarda turizmde önemli rekorlar kırdığını belirterek 2025 yılı gelir hedefi olan 64 milyar doları aşacaklarını söyledi.
Kültür, inanç, gastronomi ve sağlık turizmi gibi alanlarda nitelikli yatırımların sürdüğünü ifade eden Ersoy, kültür temelli turizmin Türkiye ekonomisine güçlü bir katkı sağladığını dile getirdi.
Amasya programı ve katılımcılar
Ersoy, Amasya Valiliği ve Olgunlaşma Enstitüsü ziyaretlerinde şehrin kültür ve turizm projeleri üzerine bilgi aldı.
Programlara Vali Önder Bakan, Milletvekilleri Hasan Çilez ve Haluk İpek, TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, Amasya Üniversitesi Rektörü Ahmet Hakkı Turabi ve il protokolü katıldı.
Sergi açılışında davetliler, yazma eserleri yerinde inceleyerek bilgi aldı. İl Başkanlığı ziyaretinde Galip Uzun ve teşkilat mensuplarıyla yapılan görüşme, parti binasındaki toplantıyla tamamlandı.
505 yıllık bir hat mirasını gün yüzüne çıkaran sergi, Osmanlı sanatının kurucu ismini doğduğu şehirde yeniden hatırlattı.
Şeyh Hamdullah, sadece bir hattat değil; ilim, tasavvuf ve sanatın birleştiği bir geleneğin sembolü olarak, Amasya’dan İstanbul’a uzanan kültürel bir köprünün temsilcisi olmaya devam ediyor.
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı