Turizmde dijital platformlar tartışması büyüyor
TÜRSAB, yabancı seyahat portallarına erişim engeli talebiyle dava açtı. ETİK Başkanı Mehmet İşler ise turizmin yasaklarla değil rekabetle büyüyeceğini söyleyerek dijital platformların düzenlenmesini savundu.

Türkiye turizminde dijital platformlar üzerine tartışma yeni bir evreye girdi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği, Türkiye’de şirket kuruluşu ve vergi mükellefiyeti bulunmadan satış, pazarlama, tanıtım ve rezervasyon hizmeti sunduğu belirtilen yabancı portallara karşı erişim engeli talebiyle hukuki süreç başlattığını duyurdu. Buna karşılık, Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, turizmin yasaklarla değil rekabetle büyüyeceğini vurguladı ve çözümün düzenleme, şeffaflık ve denetim olduğunu söyledi.
TÜRSAB’ın 26 Ocak 2026 tarihli kamuoyu duyurusunda, Türkiye’de faaliyet göstermesine rağmen idari denetime tabi olmayan yapıların haksız rekabet yarattığı belirtildi. Birliğe göre bu portallar, yasal aktörler olan seyahat acentalarını ve tüketicileri mağdur ediyor; tüketiciler açısından ise hukuki muhatap bulunmuyor. Bu nedenle Birlik, kayıt dışılığın önüne geçilmesi, hukuka aykırı ve denetimsiz faaliyetlerin sonlandırılması ve acentaların haklarının korunması hedefiyle sürecin takipçisi olacağını bildirdi.
Öte yandan ETİK cephesinde, dijitalleşmenin turizmin küresel vitrinini güçlendirdiği değerlendirmesi öne çıktı. İşler, online seyahat acentelerinin yalnızca bir satış kanalı değil, ülkeler ve şehirler için görünürlük penceresi olduğunu hatırlattı. Ona göre, davada adı geçen veya geçmeyen platformlar sayesinde Türkiye’nin otelleri, kıyıları ve markaları milyonlarca potansiyel misafire aynı anda ulaşıyor. Bu gerçekliğin göz ardı edilmesi hâlinde, iyi niyetli adımların bile orta ve uzun vadede sektöre zarar verebileceği uyarısı yaptı.
İşler, erişim engeli ya da kapatma yaklaşımının yerine, vergilendirme, temsilcilik, veri kullanımı, tüketici hakları ve haksız rekabet başlıklarında net ve denetlenebilir kurallara ihtiyaç olduğunu savundu. Bu çerçevenin, Anayasa’nın 48 ve 167’nci maddeleri ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’la uyumlu şekilde kurulabileceğini ifade etti. Böylece, açık piyasa ve adil rekabet ilkeleri korunarak sistemin sağlıklı işleyeceğini dile getirdi.
İki yaklaşımın ekseni yasak mı düzenleme mi
TÜRSAB’ın itirazı, Türkiye’de şirket kuruluşu ve vergi yükümlülüğü olmadan hizmet sunduğu belirtilen yabancı portallara odaklanıyor. Birliğe göre bu yapılar, denetimsiz faaliyetleriyle adil rekabeti bozuyor ve kayıt dışılığı derinleştiriyor. Bu nedenle, erişim engeli talebiyle atılan adım, hukukun üstünlüğü çerçevesinde sektörün korunması amaçlı görülüyor.
ETİK’in yaklaşımı ise yasak yerine regülasyon çağrısı yapıyor. İşler, dünyanın hiçbir turizm ülkesinde tüm küresel online seyahat acentelerinin kapalı olmadığını belirterek, yasaklama refleksinin ülke imajıyla çelişeceğini dile getirdi. Ona göre, dijitalleşmeyi mahkeme kararlarıyla durdurmak mümkün değil; kısa vadede rahatlama hissi yaratsa da otelciye, acentaya ve kamuya kalıcı fayda sağlamıyor. Esas çözümün, Türkiye merkezli güçlü dijital platformların doğmasına zemin hazırlamak olduğu görüşünü paylaştı.
Platformların küresel vitrin etkisi
İşler, çevrimiçi kanalların destinasyonlara eş zamanlı görünürlük sağladığını vurgularken, bu vitrinin kapatılmasının pazar erişimini daraltabileceğini ifade etti. Bu bağlamda, rekabeti koruyan ve sistemi düzenleyen bir çerçeve kurulmasının hem sektör paydaşları hem de kullanıcılar açısından güvenli bir zemin oluşturacağı dile getirildi. ETİK, dijital platformlar ve yapay zekânın doğru yönetildiğinde fırsat sunduğunu, tehdit olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.
TÜRSAB ise, tüketicinin muhatapsız kalması riskine ve yasal aktörler aleyhine oluşan dengesizliğe dikkat çekiyor. Birlik, büyüklüğü ne olursa olsun kayıt dışı yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtiyor. Duyuruda, erişim engeli talebinin haksız rekabetin önlenmesi için bir araç olarak görüldüğü mesajı veriliyor.
Tartışmanın odağında, küresel platformlar bulunuyor. Bir yanda erişim engeli talebiyle kayıt dışılığın önlenmesi hedefi, diğer yanda düzenleme ve şeffaflık vurgusuyla rekabetin güçlendirilmesi çağrısı var. Ortak payda ise sektörün sağlıklı büyümesi ve kamu yararı. Tartışma, önümüzdeki süreçte atılacak adımların hukuki çerçeve, pazar erişimi ve ülke imajı başlıklarında yakından izleneceğini gösteriyor.
Kaynak: TÜRSAB, ETİK