Türkiye turizminde büyüme paradigması tartışmaya açıldı

Türkiye turizminde büyüme paradigması üzerine yayımlanan akademik çalışma, yarım yüzyıllık niceliksel artışın çevresel, mekânsal ve toplumsal sonuçlarını sorguluyor.

Türkiye turizminde büyüme paradigmasının kıyı yapılaşmasına etkisi
Akdeniz kıyılarında turizm yatırımlarının mekânsal dönüşümü

Türkiye turizminde büyüme paradigması, son yarım yüzyıllık gelişim sürecinin temel belirleyicisi olurken, bu yaklaşımın ortaya çıkardığı çevresel, toplumsal ve mekânsal sonuçlar akademik düzeyde tartışmaya açıldı. Ege Coğrafya Dergisi’nin 2025 yılı sayısında yayımlanan “Türkiye Turizminde Büyümeyi Tartışmak (Mümkün mü?)” başlıklı araştırma, turizmin niceliksel büyüme odaklı gelişiminin sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Mehmet Fatih Bağmancı ve İsmail Kervankıran imzalı çalışma, Türkiye turizminin son 50 yılda geçirdiği dönüşümü büyüme ekseninde değerlendiriyor. Araştırmaya göre turizme yön veren aktörlerin büyük çoğunluğu için “büyümesiz turizm” düşüncesi neredeyse imkânsız kabul ediliyor; kıyıların, ormanların ve yerel kimliğin kaybı ikinci planda kalırken, asıl öncelik turizm piyasasının sürekli genişlemesi oluyor.

Kıyılardaki dönüşüm büyümenin aynası

Araştırmada, özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarındaki mekânsal değişime dikkat çekiliyor. Bir asır önce balıkçı köyleri ve sakin kıyı yerleşmeleri olarak tanımlanan bölgelerin, bugün yoğun yapılaşma ve yüksek turizm talebiyle dönüştüğü vurgulanıyor.

Çalışmaya göre turizm arzı, yatırımlar ve talep verileri Türkiye’nin niceliksel olarak hızlı büyüdüğünü gösteriyor. Ancak bu büyümenin aynı ölçüde niteliksel bir iyileşme üretmediği ifade ediliyor. Turist sayısındaki artışa karşın kişi başı harcama ve turizm gelirlerinin GSYİH içindeki payının sınırlı artışı, yapısal sorunlara işaret ediyor.

Rakamlar hızlı büyümeyi gösteriyor

Araştırmada Türkiye’nin 1980-2023 dönemindeki ziyaretçi sayısı, turizm geliri ve yatak kapasitesi artış oranları; İspanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan ile karşılaştırılıyor. Verilere göre Türkiye’nin ziyaretçi sayısı artış oranı yüzde 4.301’e, turizm geliri artış oranı ise yüzde 17.039’a ulaştı.

Yatak kapasitesindeki yüzde 3.071’lik artış ise dikkat çekici bir büyüme hızına işaret ediyor. Çalışmada, mevcut tesislerin verimliliğini artırmak yerine kapasite artırmaya odaklanılmasının sürdürülebilirlik açısından sorgulanması gerektiği belirtiliyor.

Krizler yapısal sorunu görünür kıldı

Araştırma, özellikle 2020 sonrası dönemi kritik bir eşik olarak ele alıyor. Pandemi, ekonomik dalgalanmalar ve bölgesel çatışmaların turizm üzerindeki etkilerinin, büyüme odaklı modelin kırılganlığını ortaya çıkardığı ifade ediliyor.

Son yıllarda gündeme gelen yangınlar, denetim eksiklikleri, fiyat tutarsızlıkları, aşırı kalabalıklaşma ve çevresel baskılar; çalışmada büyüme bağımlılığının sonuçları arasında değerlendiriliyor. Sürekli genişleme hedefinin, denetim ve planlama süreçlerini geri plana ittiği vurgulanıyor.

Patika bağımlılığı vurgusu

Makalenin öne çıkardığı kavramlardan biri “patika bağımlılığı”. Türkiye turizminin uzun yıllardır büyüme odaklı politikalarla şekillendiği ve bu yönelimin alternatif yaklaşımların tartışılmasını zorlaştırdığı belirtiliyor.

Yazarlar, turizmin ekonomik katkısını reddetmeden; sınırsız büyüme anlayışının çevresel ve toplumsal maliyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor. Özellikle kıyı alanları, tarım arazileri ve korunan alanlarda yaşanan dönüşümün büyüme yaklaşımının doğrudan çıktısı olduğu ifade ediliyor.

Niteliksel dönüşüm çağrısı

Araştırma, Türkiye turizminin bundan sonraki süreçte niceliksel değil niteliksel gelişime odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. Turist sayısındaki artışın tek başına gelişmişlik göstergesi olmadığı; kalite, verimlilik, adalet ve çevresel sürdürülebilirliğin de değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Çalışmada, büyüme paradigmasının mutlak ve vazgeçilmez bir gerçeklik olarak görülmemesi gerektiği, alternatif yaklaşımların ve eleştirel perspektiflerin turizm literatüründe daha fazla yer bulmasının önem taşıdığı vurgulanıyor.

Kaynak: Ege Coğrafya Dergisi

Yayınlama: 17.02.2026 13:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.