Faydasız liderliğe sessiz protesto: TÜRSAB örneği

Stockholm School of Economics’te yapılan araştırma, meslek örgütlerinde yöneticilerin etkisiz görülmesinin üyelerde sessiz protesto ve çekilme davranışına yol açtığını ortaya koydu. TÜRSAB seçimleri araştırmayı doğruluyor mu ?

Meslek örgütü üyelik davranışı
Meslek örgütü üyelik davranışı


Araştırma, meslek örgütü üyelerinin “faydasız liderlik” karşısında sessiz protesto ve örgütsel çekilme davranışı sergilediğini gösteriyor. TÜRSAB seçimleri araştırmayı doğruluyor mu?

Yöneticilere güven azaldıkça katılım düşüyor

Stockholm School of Economics araştırmacısı Torbjörn Einarsson tarafından hazırlanan çalışma, meslek örgütlerinin iç yönetişiminde üyelerin liderlik algılarının katılım davranışını doğrudan etkilediğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre, yöneticilerin “etkisiz, üyelerin çıkarlarından kopuk, faydasız” olarak algılanması, örgüt içinde katılım motivasyonunu zayıflatıyor. Bu durum, üyelerin doğrudan muhalefet etmek yerine sessiz protesto biçiminde örgütsel süreçlerden çekilmelerine yol açıyor.

Einarsson’un modeline göre, üyeler yöneticilere güven duymadıklarında ya da alınan kararların kendi çıkarlarını yansıtmadığına inandıklarında “örgütsel çekilme” (withdrawal) davranışı gösteriyor. Bu çekilme, üyelikten istifa etmekten ziyade pasifleşme, seçimlere katılmama veya toplantılarda sessiz kalma şeklinde ortaya çıkıyor.

TÜRSAB Örneği

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) son üç seçim dönemine ilişkin veriler, örgüt tabanında katılım düşüşünü açık biçimde ortaya koyuyor.
2019 yılında TÜRSAB’da, genel başkanlık seçiminde Firuz Bağlıkaya 2.514, Davut Günaydın 1.464 oy almıştı.
2022 yılına gelindiğinde, üye sayısı yaklaşık 2000 artmasına rağmen, Bağlıkaya 2.302, Ali Bilir 1.193, Bilal Korkmaz 328 oy aldı.

Üye sayısındaki artışa rağmen kullanılan oy sayısının azalması, örgüt içinde görünmeyen bir katılım krizinin işareti olarak dikkat çekiyor.
2025 yılı Bölge Temsil Kurulu (BTK) seçimlerinde ise 14.830 kayıtlı üyeden yalnızca 5.453 acenta temsilcisinin oy kullandığı bildirildi. Bu da yüzde 37 katılım oranı anlamına geliyor.

TÜRSAB örneğinde son üç seçim dönemi incelendiğinde, üye sayısı artmasına rağmen katılımın azalması, Einarsson’un modelinde tanımlanan örgütsel çekilme davranışını hatırlatıyor.
Seçimlere katılımın yüzde 37 seviyesinde kalması, üyelerin doğrudan karşı çıkmak yerine pasif bir mesafe koymayı tercih ettiğine işaret ediyor.

Akademik çalışmalara göre bu tür düşük katılım oranları, yönetime yönelik güven ve temsil sorunlarının dışavurumu olarak değerlendiriliyor.
Üyeler, sistemden tamamen kopmadan, oy kullanmayarak yönetim tarzına sessiz bir tepki veriyor.

Sessiz protesto yaygın bir tepki biçimi

Araştırma, meslek örgütlerinde sessiz protestonun yaygın bir tepkisel davranış olduğunu gösteriyor. Üyeler, memnuniyetsizliklerini doğrudan ifade etmek yerine, yönetime katılmama yolunu tercih ediyor. Bu durum, demokratik temsil mekanizmalarının işlevini zayıflatıyor ve örgüt içinde görünmez bir kırılma yaratıyor.

Einarsson, bu sürecin bir “pasif direniş” biçimi olduğunu belirtiyor. Üyeler, oy hakkını kullanmaktan veya yönetim toplantılarına katılmaktan vazgeçerek, yöneticilerin meşruiyetini sessizce sorguluyor. Bu davranış, örgütlerin iç dinamiklerinde ciddi bir “katılım krizi”ne yol açıyor.

Faydasız liderlik örgütsel bağlılığı zedeliyor

Araştırma bulgularına göre, meslek örgütü üyeleri yöneticileri “faydasız” olarak değerlendirdiklerinde, örgütsel bağlılıkları da azalıyor. Üyeler, örgütü kendi çıkarlarını temsil etmeyen, etkisiz bir yapı olarak görmeye başladıklarında aidiyet duygusu hızla zayıflıyor.

Bu zayıflama yalnızca katılım oranlarını değil, örgütün bütün demokratik işleyişini etkiliyor. Çünkü üyelerin aktif katılımı azaldıkça, karar alma süreçleri daha dar bir çevrenin kontrolüne geçiyor. Böylece örgüt, demokratik temsil niteliğini kademeli olarak kaybediyor.

Demokratik meşruiyet tehlikede

Einarsson’un tezine göre, meslek örgütlerinin uzun vadeli sürdürülebilirliği, üyelerin örgüte olan güveniyle yakından ilişkili. Yöneticilerin şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir davranmadığı durumlarda, üyeler “sessiz protesto” ile tepkilerini gösteriyor.

Bu durum, örgüt içinde görünmeyen bir meşruiyet sorununa dönüşüyor. Katılım azaldıkça, seçimlerdeki temsiliyet zayıflıyor ve yönetim giderek daha az üyeyi temsil eder hale geliyor. Araştırmada bu eğilim, “örgütsel demokrasinin erozyonu” olarak tanımlanıyor.

Sonuç olarak çalışma, meslek örgütü üyelik davranışının yalnızca gönüllülük veya aidiyet duygusuyla açıklanamayacağını gösteriyor. Üyelerin örgüte aktif katılımı, doğrudan liderlik kalitesi, etkin temsil ve fayda algısı ile ilişkilidir.

Üyeler, kendilerini temsil etmediğini düşündükleri yönetime karşı sessiz protesto yoluyla tepkilerini gösteriyor. Bu davranış biçimi, örgütlerin gelecekteki demokratik dayanıklılığı açısından kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Kaynak: Torbjörn Einarsson (2012). Membership and Organizational Governance. Stockholm School of Economics, Sweden. ISBN 978-91-7258-870-7.

Yayınlama: 01.11.2025 10:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.