Vakıflar Kanunu turizm tartışması Meclis’te
Aykut Kaya, torba teklifte yer alan düzenmeleri eleştirdi; deprem illerindeki seyahat acenteleri, kimlik bildirme, belgesiz konaklama ve turizm tahsisleri başlıklarında Vakıflar Kanunu turizm perspektifiyle uyardı.

Aykut Kaya, Vakıflar Kanunu turizm düzenlemelerini Meclis’te eleştirdi; deprem illeri, kimlik bildirme, belgesiz konaklama ve turizm tahsislerinde şeffaflık ve rekabet çağrısı yaptı.
Antalya Milletvekili Aykut Kaya, “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin birinci bölümü üzerinde CHP Grubu adına söz aldı. Kaya, teklifin torba niteliğine dikkat çekerek, birbiriyle ilgisiz çok sayıda düzenlemenin bir paket içinde geçirilmesinin yasamanın niteliğini düşürdüğünü, tartışmayı daralttığını ve denetimi zayıflattığını belirtti.
Konuşmasında, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bazı düzenlemelerin küçük değişikliklerle geri getirildiğini, yerel yönetimlerin mülkiyet haklarını merkeze çeken bir eğilim görüldüğünü ve şeffaflıkla rekabeti zayıflatan hükümlerin öne çıktığını ifade etti. Kaya’ya göre bu yaklaşım, “yönetimi kolaylaştırma” adı altında denetimi zayıflatan bir çerçeve oluşturuyor.
Deprem illerinde seyahat acentesi düzenlemesi ve Vakıflar Kanunu turizm bağlamı
Kaya, birinci bölümdeki maddelerden deprem bölgesindeki seyahat acentelerine ilişkin düzenlemeyi özellikle vurguladı. Teklifte 2025 yılı aidatının sadece Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki acentelerden alınmamasının öngörüldüğünü anımsatarak, 6 Şubat depreminin etkisinin sadece bu dört il ile sınırlı olmadığını söyledi.
“Adana, Gaziantep, Osmaniye, Şanlıurfa neden kapsam dışında?” sorusunu yönelten Kaya, afetin etkisinin bütüncül bir adalet anlayışıyla ele alınması gerektiğini kaydetti. Bu çerçevede, turizm işletmelerinin depremin yıkıcı sonuçları karşısında eşit ve kapsayıcı bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Kimlik Bildirme Kanunu ve deniz turizmi başlığı: Veri, süre, paylaşım
Kimlik Bildirme Kanunu değişikliğiyle limanlar, marinalar, kıyı tesisleri ve deniz aracı kiralayan işletmelere kimlik bildirme zorunluluğu getirildiğini hatırlatan Kaya, güvenlik hassasiyetini anladığını ancak düzenlemenin deniz turizmi mevzuatıyla uyumsuz olduğunu savundu.
Kimlerin, hangi verileri, ne kadar süreyle, kiminle paylaşacağına dair belirsizlikleri dile getiren Kaya, güvenliğin mahremiyet ihlaline dönüşmemesi gerektiğinin altını çizdi. “Güvenliği güçlendirelim ama özel hayatı zedelemeden, ölçülü yaptırımlarla yapalım.” ifadesini kullandı.
Belgesiz konaklama, ilan yasağı ve Vakıflar Kanunu turizm etkileri
Kaya, belgesiz konaklama işletmelerine yönelik maddede internetten ilan yasağı, 25 bin lira ceza, içerik çıkarma ve erişim engeli yetkisi getirildiğini aktardı. Kayıt dışılıkla mücadeleye itiraz etmediklerini söyleyen Kaya, kırsal, sahil ve yayla destinasyonlarındaki aile pansiyonları, bungalov köyleri ve küçük işletmelerin sektörün can damarı olduğunu vurguladı.
Getirilen düzenlemelerin yerli ve yabancı turisti yalnızca beş yıldızlı otellere yönlendirmeyi amaçladığını savunan Kaya, “Sayın Bakan otelci olabilir ama Türkiye’nin turizm sektörü bir Bakandan çok daha büyüktür.” sözleriyle eleştirisini dile getirdi. Belgelendirmeyi kolaylaştırma, küçük işletmelere rehberlik ve kayıt dışılığı kolaylıkla önleme çağrısı yaptı.
Kültürel miras yetkileri ve bilimsel denetim vurgusu
Kaya, teklifin 8’inci maddesine işaret ederek, Anayasa Mahkemesinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemeyeceği gerekçesiyle iptal ettiği restorasyon, sondaj ve arkeolojik kazı gibi yetkilerin bu kez kanun üzerinden Millî Saraylar İdaresine verildiğini söyledi.
“Kültürel miras bilimle korunur.” diyen Kaya, uzman kurulların denetimi, akademik yöntemler ve şeffaf denetim olmadan verilen geniş yetkilerin korumanın niteliğini zayıflattığını belirtti. Ortak kurula katılım, dış denetim ve bilimsel standartların metne açıkça yazılması çağrısında bulundu.
Turizm tahsisleri, sözleşme uzatma ve rekabet önerisi
Kamu taşınmazları üzerindeki turizm tahsisleri konusunda, süresi dolan sözleşmelere yeni bir uzatma hakkı getirilmesini de eleştiren Kaya, bunun yıllardır yükümlülüklerini yerine getirmeyen yatırımcılara avantaj sağlayabileceğini söyledi.
Kamu yararı ve rekabet bakımından ihale mekanizmasının işletilmesi gerektiğini belirterek, “Mevcut yatırımcı da ihaleye katılsın; başka biri daha yüksek teklif verirse hak ona geçsin, mevcut yatırımcı aynı teklifi verirse tahsis onda kalsın.” önerisini paylaştı. Bu yaklaşımı, geliri artıran, emeği koruyan ve şeffaf rekabet sağlayan bir model olarak sundu.
Vakıflar taşınmazları, kira ve şeffaflık: Vakıflar Kanunu turizm bağlamında uyarı
Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlarla ilgili düzenlemelerde kira süresinin beş yıla çıkarılması, noter şartının kaldırılması, doğrudan kiralama ve teminat yetkisinin genişletilmesi gibi başlıkları anımsatan Kaya, bunun ihalesiz ve denetimsiz bir yapıya kapı aralayabileceğini ifade etti.
“Kamu taşınmazı milletin malıdır.” diyen Kaya, kira süresini uzatıyorsanız enflasyona karşı endeksleme getirin, noter şartını kaldırıyorsanız dijital iz bırakın, denetimi zayıflatıyorsanız bağımsız kontrol mekanizmasını güçlendirin çağrısında bulundu. Şeffaf ihale, açık kayıt ve adil denetimi temel kural olarak sıraladı.
Yerel yönetimler ve kültür varlıkları: Devir yetkisine itiraz
Hazine, belediye, özel idare ve köy tüzel kişiliklerine ait vakıf kültür varlıklarının mazbut vakfa devrinin genişletilmesine yönelik maddeyi de eleştiren Kaya, bunun yerel yönetimlerin mülkiyet haklarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Düzenlemenin kapsamına belediye şirketleri, bağlı ortaklıklar ve iktisadi işletmelerin de alınmasının, Anayasa’nın 127’nci maddesindeki yerel yönetim güvencelerini zedelediğini savundu. “Belediyelerin yönettiği kültürel miras, bir mülk değil; şehrin kimliği ve hafızasıdır. Bunu Ankara’dan yönetmek yerel demokrasiyi zayıflatır.” ifadesini kullandı. Yetkiyi tek elde toplamak yerine iş birliği, denetim ve şeffaflık vurgusu yaptı.
Torba yasa yerine konu bazlı yasama çağrısı
Kaya, yasamanın asli görevinin idarenin alan açma talebini hukukun güvenceleriyle dengelemek olduğunu belirtti. Güvenlik sağlanırken kişisel verinin korunması, kayıt dışılıkla mücadelede belgelendirmenin kolaylaştırılması, kamu taşınmazlarının değerlendirilmesinde rekabet ve şeffaflığın büyütülmesi ve kültürel mirasın yaşatılmasında bilimin rehberliğinin güçlendirilmesi çağrılarını yineledi.
“Torba yasa yerine konu bazlı, etki analizi yapılmış, şeffaf ve katılımcı bir yasama” talep eden Kaya, kamu yararı ile özgürlükleri birlikte koruyan bir düzenleme için iş birliğine hazır olduklarını söyledi.
Kaynak: TBMM