Yarımadada tahsis sorusu

Çeşme ve Urla’da milyonlarca metrekare orman alanının turizm tahsisine açıldığı iddiası Meclis gündemine taşındı, Bakanlığa sürece ilişkin kapsamlı sorular yöneltildi.

Çeşme Urla orman alanı turizm tahsisi Mecliste
Çeşme Urla orman alanı turizm tahsisi Mecliste

Orman tahsisi iddiası, İzmir’in Çeşme ve Urla ilçelerinde yer alan geniş ölçekli alanlar üzerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. İzmir Milletvekili İbrahim Akın tarafından verilen yazılı soru önergesinde, toplam yaklaşık 20,5 milyon metrekare büyüklüğündeki orman vasıflı taşınmazların turizm amaçlı tahsis edildiği belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle sunulan önergenin 15 günlük cevap süreci devam ediyor.

Önergede, Çeşme Alaçatı Mahallesi’nde 486 ada 2 parsel ile Urla Zeytineli ve Karaköy mahalleleri sınırlarında yer alan 101 ada 1 parsel, 102 ada 1 parsel ve 136 ada 1 parsel numaralı alanların 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında tahsis edildiği ifade edildi. Bu taşınmazların orman vasfı taşıdığı da ayrıca vurgulandı.

Meclis’e sunulan metinde, tahsis sürecinin yalnızca planlama boyutuyla değil, çevresel ve hukuki etkileriyle de değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Böylece süreç, geniş ölçekli alan büyüklüğü ve olası sonuçlarıyla birlikte kamuoyunun gündemine taşındı.

Yargı kararları hatırlatıldı

Önergede söz konusu taşınmazların daha önce doğal sit statüsü ve ekolojik bütünlük açısından yargı denetimine konu olduğu ifade edildi. İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin kararıyla, bölgenin yapılaşma baskısından korunması gerektiğinin ortaya konulduğu aktarıldı.

Bu kararın, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. Dava Dairesi tarafından da onandığı bilgisine yer verildi. Yargı kararlarında yarımada ekosisteminin bütünlüğü, kıyı ve orman sistemlerinin sürekliliği ile doğal peyzaj karakterinin korunmasının kamu yararı gereği olduğu vurgulandı.

Önergede, mevcut tahsis sürecinin bu kararlar ışığında nasıl değerlendirildiğinin açıklığa kavuşturulması istendi. Böylece iddianın yalnızca idari değil, hukuki bir zeminde de tartışıldığı görüldü.

Tahsis edilen alanın büyüklüğü dikkat çekti

Yazılı soru önergesinde, Orman Genel Müdürlüğü İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nün 16 Şubat 2026 tarihli yazısına atıf yapıldı. Buna göre Çeşme’de 244 bin metrekareye yakın, Urla’da ise 20 milyon metrekareyi aşan alanın tahsis edildiği ifade edildi.

Toplamda 20 milyon 539 bin metrekareyi bulan bu alanın E=0,30 emsal oranı üzerinden turizm amaçlı tahsis edildiği belirtildi. Tahsisin büyüklüğü, önergenin en dikkat çekici başlıklarından biri oldu.

Metinde, bu ölçekte bir alanın değerlendirilmesinin parsel bazında değil, yarımadanın bütünü içinde ele alınması gerektiği vurgulandı. Bu yaklaşım, sürecin yalnızca sayı ve yüzölçümüyle sınırlı olmadığını da ortaya koydu.

Yapılaşma potansiyeli gündeme geldi

Önergede, E=0,30 emsal oranının uygulanması halinde ortaya çıkabilecek yapılaşma kapasitesine de dikkat çekildi. Bu hesaba göre yaklaşık 6 milyon 161 bin metrekare kapalı alan oluşabileceği ifade edildi.

Bu büyüklüğün münferit bir turizm tesisinin ötesinde, yarımada ölçeğinde bir mekânsal dönüşüm anlamına gelebileceği belirtildi. Alanın sadece taşınmaz bazında değil, ekosistem bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Yapılaşma kapasitesine ilişkin bu vurgu, önergedeki teknik ve çevresel soruların merkezinde yer aldı. Böylece tahsisin olası etkilerinin somut veriler üzerinden tartışılması amaçlandı.

Çevresel ve hukuki boyut soruldu

Önergede, söz konusu tahsisin çevre hakkı ve yargı kararlarının bağlayıcılığı açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Anayasa’nın ilgili maddeleri çerçevesinde sürecin incelenmesi talep edildi.

Bu kapsamda, tahsise esas alınan bilimsel ve çevresel kriterler, yapılaşma türü ve toplam inşaat alanı dağılımı gibi başlıklar Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. Ayrıca plan değişiklikleri yapılıp yapılmadığı ve bunların tarihleri de soruldu.

Önergede, tahsis sürecinin hangi verilere dayandığı ve karar mekanizmasının nasıl işletildiği konusunda açıklama beklendiği görüldü. Böylece iddianın çevresel etkileriyle birlikte idari dayanaklarının da netleştirilmesi istendi.

Ekosistem etkisi ve analiz talebi

Metinde, bu büyüklükte bir alanın turizm tahsisine açılmasının yarımada ekosistemi üzerindeki kümülatif etkisinin analiz edilip edilmediği de gündeme getirildi. Ekolojik bütünlüğün korunmasına yönelik yaklaşımın tahsis sürecinde nasıl ele alındığı soruldu.

Ayrıca yargı kararlarında vurgulanan koruma ilkelerinin uygulamada nasıl dikkate alındığına ilişkin açıklama talep edildi. Bu başlık, sürecin yalnızca idari işlem olarak değil, çevresel sonuçları bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi.

Önergede yer alan sorularla, Çeşme ve Urla’daki orman alanlarına ilişkin tahsis sürecinin etkilerinin daha açık biçimde ortaya konulması amaçlandı.

Meclis’e sunulan yazılı soru önergesi, Çeşme ve Urla’daki geniş ölçekli orman alanlarının turizm tahsisine ilişkin iddiaları ayrıntılı biçimde gündeme taşıdı. Tahsis edilen alanın büyüklüğü, yapılaşma potansiyeli, çevresel etkileri ve hukuki dayanağı önergenin temel başlıkları arasında yer aldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği yanıtın, tahsis süreci ve olası etkilerine ilişkin tartışmalara açıklık getirmesi bekleniyor. Böylece Meclis gündemine taşınan iddiaların resmi yanıtla netleşmesi amaçlanıyor.

Kaynak: TBMM

Yayınlama: 22.03.2026 16:30
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.