Ormana turizm krizinde İbradı belediyesi kararı tartışılıyor
UNESCO ödüllü Ormana köyünde Özgüven ailesine ait turizm işletmesiyle ilgili yıkım kararının haksız rekabet amacı taşıdığı iddia edildi.

UNESCO ödüllü Ormana köyünde Özgüven ailesinin turizm işletmesi hakkında alınan yıkım kararının haksız rekabet amacı taşıdığı iddia edildi.
UNESCO tarafından dünyanın en güzel köyü seçilen Ormana’da, köyün tanıtımında önemli rol oynayan Özgüven ailesine ait turizm işletmesi hakkında alınan yıkım kararının haksız rekabet amacı taşıdığı iddia edildi. Ailenin avukatı Mehmet Karausta, “bilinçli bilgi kirliliği yapılıyor” diyerek sürece ilişkin açıklama yaptı.
Avukattan ‘bilinçli bilgi kirliliği’ açıklaması
Avukat Mehmet Karausta, hatalı imar planı nedeniyle bölgede birçok taşınmazın şikâyet ve yıkım kararı ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Ancak yalnızca müvekkiline ait taşınmaz hakkında işlem yapıldığını ifade eden Karausta, bu durumun adaletsiz olduğunu savundu. Karausta’ya göre, söz konusu taşınmazların tümü 2011 yılında yapılan Ormana Beldesi Koruma Amaçlı İmar Planı’ndan kaynaklı olarak kaçak duruma düşürüldü.
Sadece Özgüven ailesine ait taşınmazda uygulama
Karausta, diğer taşınmazlara ilişkin yıkım kararlarının uygulanmadığını, şikâyetlerin işleme konulmadığını iddia etti. İddialara göre, İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen’in kardeşi tarafından işletilen ve müvekkiline rakip bir turizm işletmesi bulunuyor. Belediye başkanının göreve gelmesinin ardından benzer ölçekli işletmeler kapatılırken, Özgüven ailesinin restoran bölümünü de içeren taşınmazı hakkında yıkım kararı alındı.
‘Mahkeme yıkım talimatı vermedi’ savunması
Avukat Karausta, belediyenin yıkım kararının mahkeme eliyle alındığı yönünde kara propaganda yaptığını öne sürdü. Karausta, “Müvekkilim aleyhinde yapılan ceza şikâyeti kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kesinleşmiştir. İdare mahkemelerinin belediyeye yıkım kararı uygulaması yönünde emir verme yetkisi yoktur” dedi.
Yapı kayıt belgesi ve yargı süreci
Karausta, halk arasında imar affı olarak bilinen yapı kayıt belgelerine dayanarak, yıkım ve buna bağlı ruhsat iptalinin kaldırılması için dava açtıklarını belirtti. Ancak idare mahkemesi, yapı kayıt belgelerinin kentsel sit alanlarını kapsamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti.
Yıkım kararlarının uygulanma pratiği
Karausta, Hatice Sekmen belediye başkanı olmadan önce bölgede yıkım kararı uygulanmadığını, başkanlık döneminde ise yalnızca müvekkiline ait taşınmaz hakkında yıkım kararı uygulandığını iddia etti. Mahkemeye başvurulmuş olsun ya da olmasın, kesinleşmiş yıkım kararlarının hukuki sonuçları açısından fark olmadığını vurguladı.
Haksız rekabet ve görevi kötüye kullanma iddiası
Karausta, belediye başkanının müvekkiline yönelik bu uygulamayı kişisel ve ticari haksız rekabet saikiyle yaptığını, bunun da görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Hukuki süreç ve imar planı bağlamı
- Koruma Amaçlı İmar Planı: 2011’de yapılan planın hatalı olduğu, ilgili kurumlarca da bilindiği iddia edildi. Bu nedenle birçok taşınmaz “kaçak” duruma düştü.
- Yapı Kayıt Belgesi: İmar affı kapsamındaki bu belge, kentsel sit alanlarında geçerliliği tartışmalı. Mahkeme, bu alanlarda geçerli olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
- Yıkım Kararı Yetkisi: İdare mahkemelerinin belediyeye yıkım uygulaması yönünde emir verme yetkisi bulunmuyor.
- İddialar: Diğer taşınmazlarda yıkım uygulanmazken, yalnızca Özgüven ailesine ait taşınmaz için uygulama yapıldığı iddia edildi.
DETAYLI AÇIKLAMA
Kaynak: SAYD - Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği