Griffith Institute for Tourism araştırmacıları, sanal turizmin fiziksel seyahatle birlikte yeni hibrit deneyimler oluşturabileceğini inceliyor. Griffith University haberine göre çalışma, dijital ve fiziksel dünyaları birleştiren turizm modellerine odaklanıyor.

Araştırmaya Distinguished Professor James Higham liderlik ediyor. Higham’ın son uluslararası araştırma projesi, sürükleyici teknolojilerin seyahatin yerine geçmekten çok onu tamamlayabileceği fikrini temel alıyor.

Hibrit turizm modeli

Griffith University haberinde sanal ve yüz yüze deneyimlerin birlikte çalışarak “between worlds” olarak tanımlanan bir turizm modeli oluşturabileceği belirtildi. Bu modelin destinasyonlara erişimi genişletirken hassas, uzak ve kültürel açıdan duyarlı çevreler üzerindeki baskıyı azaltabileceği aktarıldı.

Araştırma, He karapitipitinga mariko adlı beş yıllık Yeni Zelanda araştırma iş birliğinin parçası olarak yürütülüyor. Proje, Yeni Zelanda Ministry of Business, Innovation and Employment Endeavour Programme tarafından destekleniyor.

Yerel değerlerle tasarım

Projede yerli çalışmalar, bilgisayar bilimleri ve turizm araştırmacıları bir araya geliyor. Amaç, genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin ziyaretçi ekonomisini nasıl yeniden şekillendirebileceğini araştırmak.

Kaynak metinde Tōka Whānau adlı dijital marae platformu, bu çalışmadan çıkan yeniliklerden biri olarak gösterildi. Platformun, yurt dışında yaşayan Māori topluluklarının fiziksel dönüş mümkün olmadığında kendi topluluklarıyla bağını sürdürmesine imkân verdiği belirtildi.

Araştırma 2024-2028 dönemini kapsıyor ve daha dayanıklı, düşük karbonlu, yerel beklentilere ve bölgesel kimliğe dayalı bir turizm endüstrisini desteklemeyi hedefliyor. Kaynakta ziyaretçi sayısı, ekonomik etki veya belirli destinasyonlara ilişkin nicel sonuç paylaşılmadı.